Öncelikle kitabın isminin Annemin Uyurgezer Geceleri olduğuna bakmayın. Roman kahramanı Şehnaz in annesinin birkaç gece uyurgezer olarak yaptığı ailevi itiraflardan kaynaklanıyor. Ağırlıklı olarak Şehnaz in bay E ile olan hastalıklı ilişkisi anlatılıyor kitapta. E tam bir narsist, manipülatif bir adam. Ayfer Tunç, kitabında kadın sorunlarına değinmiş fakat bunu da çok güçlü hissedemedim, yüzeysel ve sıradan geldi. Sonuç olarak maalesef bir önceki kitabı Kuru Kız gibi bu kitabını da pek sevemedim.
Tıp fakültesinden her şey çıkar, arada bir de doktor çıkar demiş ya Cenap Şehabettin, işte Ercan Kesal da bu doktorlardan biri. Hemen hepinizin filmlerden tanıdığı oyuncu ve yazar Ercan Kesal, bu kez hekim kimliğiyle Anadolu’nun çeşitli köşelerinde çalıştığı yerlerdeki insan manzaralarından; kendi hayatının çocukluk, gençlik günlerinden anekdotlar paylaşmış. O kadar sıcak ve samimi bir dili var ki kitap bitmesin istedim. Yazarın toplumsal gözlemleri, ülkenin dönemsel siyasi yapısıyla iç içe geçmiş sanki. Diğer yandan hastalarından bahsederken toplumumuzdaki patriarkal yapıyı da tüm şeffaflığıyla görebiliyorsunuz. Bu kitabın bende uyandırdığı temel duygu, Ercan Kesal’ın insanı, insan olarak; insanca anlattığıdır.
Son olarak değerli psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş’ın bir röportajında, Ercan Kesal’ın Peri Gazozu kitabını, mutlaka okunacak kitaplar arasında tavsiye ettiğini belirtmek isterim..
Alıntı:
"Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topraklarda, binlerce yıl önce hüküm sürmüş, bir Hitit kralının oğullarına bıraktığı vasiyete bakın isterseniz: 'Öldüğümde beni, usulünce yıkayın, göğsünüze yaslayın ve toprağa bırakın.' Bu kadar."
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
*Bir Kadın-Annie Ernaux
Daha önce “Babamın Yeri” adlı kitabıyla babasını paylaşan yazar, bu novellasında annesini paylaşmış. Annesinin ölümünden sonra onla olan anılarını kaleme alan yazar, genel olarak kitaplarında çokça ele aldığı sınıf farkları, kadının toplumdaki sosyo ekonomik konumu gibi konuları annesi üzerinden ele almış. Annesinin gençliğini daha çok kendisini geliştirip sınıf atlamaya çalışan hırslı bir kadın olarak tasvir etmiş. Annesi hayatı boyunca ailesi için çabalamış,emek vermiş bir kadın. Son olarak yaşlılığı ve ölümüne değinmiş. Çok daha detaylı ele alınabilirdi diye düşünüyorum. Yine de okuması keyifli bir eserdi.
Alıntılar:
“Annem hakkında yazıyorum çünkü onu dünyaya getirme sırası sanırım bende.”
“Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını,bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri,elleri,tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ da koptu..”
“İnsanların onu olduğu gibi sevmeyeceklerinden korktuğu için, vereceği şeylerle sevilmeyi umuyordu.”
“Annem için başkaldırmak bir tek anlama geliyordu: Yoksulluğun reddi.Ve bu, tek bir eylem gerektiriyordu: Çalışmak, para kazanmak ve diğerleri kadar iyi olmak.”
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,859 okunma