Öldüğünüzde dünya mükemmel bir yer. Hiçbir problem yok, ne acı ne üzüntü, ne mide bulantısı, ne hastalık, ne rahatsızlık; ya da hayal kırıklığı, utanç, hüzün ihanet, sıkıntı da yok; hiçbir şey kazanılmış veya kaybedilmiş değil, hiçbir şey ziyan olmamış ya da hiçbir şey istenmiyor, söylenecek bir şey ya da söylenmemiş bir şey de yok, hiçbir şey anımsamıyor, hatırda kalmıyor ya da hatırlatılmıyor, kalan hiçbir şey yok. Hiçlik hiçlik olarak kalıyor; her şey sessiz ve sakin. Mükemmel. Belki de cennet budur, mükemmel bir hiçlik, ilk nefesinizden önceki temiz halinize geri dönünceye kadar her şeyi boşaltmak, her şeyin dingin eksikliği. Belki bir yer dahi değildir, ama orada bulundum, bir çok kez seyahat ettim. Neye benzediğini biliyorum. Oradayken dünyan mükemmel bir yer. Ya da siz mükemmelsiniz de dünya aynı kalıyor
Ben atlamayı beklerken, fırtınadan ya da kasırgadan önce nasılsa öyle kokuyor; sakin, beklentiyle dolu bir ağırlıkta, tekinsiz, heyecan verici, temizleyen bir hava, taze ve yeni şeyler vaad eden.