Ablam, okulda çocukların yılbaşı eğlencesinde, kendi aralarında öekiliş yapıp hediyeler aldığını, ayakkabının da çekilişte bana çıktığını söyledi babama. Pek inanmış gibi görünmüyordu ama belki de ilk defa sesini çıkarmadı. Her zamanki gibi, yüzü yırtılmış, içinden süngerleri atmış, püsküllü sarı koltukta oturuyordu. Biz de karşısında ayakta dikiliyorduk. Ayakkabılar elimdeydi. Gözlerini her zamanki ifadesiyle yüzüme dikti. O bakışın nasıl bir şey olduğunuhiçbir zaman tarif edemedim. Acıma mı? İğrenme mi? Hakir görme mi? Ne? Sevgi olmadığı kesindi. Biz babamla hiç sevmedik birbirimizi.