Zeynep

Bir toplumda en yüksek sayılan değerler, özellikle böyle zamanlarda, dinsel değerler kılığına girmeye de eğilimlidirler. Din, geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen birçok alışkanlıklar, kolaylıkla din gereği imiş gibi bir nitelik kazanırlar. İşte bunun içindir ki, çağdaşlaşma sözcüğünün özü, "laikleşme" sözcüğünün söylemek istediği gibi toplumu bu dinselleşme hummasının yakasından kurtarma işi imiş gibi gözüküyor ve burada laicisme ile secularism terimlerinin anlamları, ayrı sözcük kökenlerinden geldikleri halde, birbirine uyuyor. Bu söylediğimiz eğilimden ötürüdür ki, bir toplumda değişme zorunlulukları ortaya çıkınca, bilerek bilmeyerek ya da isteyerek istemeyerek çağdaşlaşmaya doğru bir yönelme başlayınca, o zamana dek açıkça din şemsiyesinin altına girmemiş birçok kişiler değişme yağmuru karşısında bu şemsiyenin altında toplanmaya başlar.
Tarih
Fırat isimli okura yanıt verildi
Zeynep
Osmanlı’nın son yüzyılından başlayıp Cumhuriyet Dönemi’ne kadar geçen süreçte çağdaşlaşmayı anlatırken değindiği en kapsamlı konulardan biri Laiklik. Laiklik’i sadece din-devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlamaması, yıllardır süregelen bir geleneksellikten kurtulma ve her alanda yapılacak dönüşümlerde önemli bir önkoşul olduğunu bizlere anlatması çok kıymetli. Senin de dediğin gibi, yaşanan sürecin sadece tahlilini yapmakla kalmayıp buna çözüm üretmek için her şeyi yapmışlar, çabalamışlar. Çabalarken bedel ödemek zorunda kalmayan aydınımız yoktur herhalde, Berkes de bunlardan biridir. Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde yaşanan olaylarda Behice Boran, Pertev Naili Boratav ile birlikte taşlanan bilim adamlarımızdan biridir Berkes. Yurtdışına kaçırdıklarımızdan, yaşarken kıymetini bilemediklerimizden. Yine de Berkes’i okumak da, konuşmak da çok keyifli.
Reklam
Oruç Aruoba
Sanat yapıtındaki felsefe, sanatçının yapıtına çizdiği çerçevedir. Sanat, en geniş anlamıyla, yaşanmışları yeniden biçimlendirerek bir nesne - yapıta dökmek; felsefe ise yaşanmışları yeniden düşünerek yazıya dökmekse, ilk açık ayrılma noktası, sanatın hep bir belli nesne biçiminde ortaya çıkışı, felsefenin ise hep tümceler, sözler biçiminde ortaya çıkışıdır — ilk açık çakışma noktası da, sanat için ‘yeniden biçimlendirme’ olayının, felsefe için bir ‘yeniden düşünme’ olmasıdır. Sanatçının, yapıtı biçimlendirirken düşünüşüdür, onu felsefenin kıyısına getiren — çünkü, düşünmek biçimlendirmektir.
Fırat isimli okura yanıt verildi
Zeynep
Fırat offf off off diyorum. Kalbimdeki çarpıntının sesini duyabilsen şu anda keşke. Nasıl güzel olurdu biliyor musun 🥹 Bu haliyle o kadar güzelken, öbür halini düşünmek bile çok heyecanlandırdı beni.
Oruç Aruoba
Sanat yapıtındaki felsefe, sanatçının yapıtına çizdiği çerçevedir. Sanat, en geniş anlamıyla, yaşanmışları yeniden biçimlendirerek bir nesne - yapıta dökmek; felsefe ise yaşanmışları yeniden düşünerek yazıya dökmekse, ilk açık ayrılma noktası, sanatın hep bir belli nesne biçiminde ortaya çıkışı, felsefenin ise hep tümceler, sözler biçiminde ortaya çıkışıdır — ilk açık çakışma noktası da, sanat için ‘yeniden biçimlendirme’ olayının, felsefe için bir ‘yeniden düşünme’ olmasıdır. Sanatçının, yapıtı biçimlendirirken düşünüşüdür, onu felsefenin kıyısına getiren — çünkü, düşünmek biçimlendirmektir.
Fırat isimli okura yanıt verildi
Zeynep
Harikasın Fırat, kesinlikle öyle. Kendine has üslubuyla, felsefeyi, sanatı sadece yorumlamakla kalmayıp bize anlamı, varoluşu sorgulatan, bunu yaparken de yazdıklarını ruhumuza işleyen biri. Kitaplarında da öyle değil midir, bir pasajı günlerce, aylarca düşündüğümüz olur. Salt yazıya dökmek değil bu, başka bir şey.
Doğum ve dünyanın ilk algılanışları bir uyuyuş ve düşlerin en tatlısıdır: Ölüm bir uyanıştır. Erken ölmek uykusunu almamış bir insanı uyandırmak gibidir. Yaşlanınca ölmek, yeterince uyuyup sağlıklı bir uykuyu tamamlayıp kendi lehine uyanmaktır. İntihar ise uyuduğunun farkına varıp kendi kendini uyandırarak bitirdiğin bir kabus.
Edebiyat
ᔕevcan isimli okura yanıt verildi
Zeynep
Benim de defalarca kez dönüp okuduğum bir alıntı oldu. Gerçekten çok iyi.