Zeynep

Her şeye karşın: Kimse benden aydınlığımı çalamayacak. Onu bir metafizik içine hapsetmek de söz konusu değil. Tüm duyumlarımı harekete geçiren bir sözcük bu. Onu sonsuz bir düşünce nesnesi haline getirmeyeceğim, gözlerimle tadıyorum onu, ağzımla tadını çıkarıyorum, kulak deliklerime yavaşça girmesine izin veriyorum. O benim, ama yalnızca kendim için saklamıyorum. Aydınlıklarımda, hiçbir zaman yalnız değilim..
Edebiyat
Reklam
Elle dokunamadığımız o ateşten kim kurtaracak bizi, ne yapacağız bizdeki yanıkları yıkamak için? O tatlı yaralar ki uzar uzar gider, içimizde süregitmek için yerleşir bir iyice, zamanla el ele vermiştir ve anılarla, bizi bu yakada alıkoyan ve bizi ağır ağır, taşına çevirene dek tüketecek olan küşü, tozlu maddelerle el ele.. En iyisi anlaşma yapmak, uzlaşmak kedi gibi, kaldırım taşları arasındaki yosunlar gibi, çatlak sesli kapıcılarla çabucak içli dışlı olmak, pencerelerden sarkan, kuru dallarla oynayan, soluk yüzlü hastalık çocuklarıyla. Böylece hiç susamadan kendini yiye tükete, kendi benliğinin orta yerinde, gizliden gizliye olgunlaşan bir meyvevi saran yangı gibi, davanmak yangılara, taşların bitimsiz biçimlerde birleşişi birbirleriyle, içlerindeki korun titreşimi olmak, yaşamımızda geceler boyu yol almak, damarlarımızda dolaşan kanın akışına boyun eğerek..
Edebiyat
İnsan tek başınayken, insan yalnız yaşadığında, üstelik gurbetteyse, dikkati çöp tenekesine odaklanır, sürekli ilişkide olduğu, daha doğrusu, bir süreklilik ilişkisi kurduğu tek nesneye dönüşebilir o. Yeni açılacak siyah plastik torbaların her biri yepyeni, pırıl pırıl, dümdüz, mutlak bir temizlik etkisi yapar, sonsuz olanaklar vaat eder. Geceleyin, daha yerine yerleştirildiğinde, yeni bir günün açılışı ya da vaadidir: Her şey henüz olmayı beklemektedir. O torba, o çöp tenekesi, bazen yalnız bir adamın günü boyunca olanların tek tanığıdır, adamın gün ilerledikçe bıraktığı kalıntılar, izler giderek içinde birikir, onun istemediği yarısı, olmamaya, kendisi için almamaya karar verdiği şeyler, yediklerinin, içtiklerinin, tüttürdüğü sigaraların, kullandığı nesnelerin, satın aldıklarının, ürettiğinin ve ona dışarıdan gelenlerin negatifidir. Günün sonunda torba, çöp tenekesi, dolmuştur, belirsizdir, ama kabarışı, dönüşümü, ayrımsız bir karmaşa oluşturuşu izlenmiştir, hem adam yalnız onun açıklamasını ve düzenini bilmekle kalmaz, o ayrımsız karmaşa doğrudan doğruya adamın kendisinin açıklaması ve düzenidir. Plastik torba ve çöp tenekesi o günün yaşanmış ve biriktirilmiş olduğunun, bir önceki günden de bir sonrakinden de birazcık farklı olduğunun kanıtıdır, yine de onlarla tekdüzedir ve ikisi arasında gözle görülen bağlantıdır. O adamın yeryüzünden geçişinin tek kaydı, tek kanıtı ya da damgasıdır, adamın sahiden gerçekleştirmiş olduğu tek yapıttır. Yaşamın ipidir, aynı zamanda saatidir. İnsan çöp tenekesine her yaklaşıp da içine bir şeyler attığında, daha önceki saatlerde atmış olduğu şeyleri yeniden görür ve ilinti kurar, kendisine bir süreklilik hissi veren şeydir o: Çöp tenekesini ziyaretleri gününün ölçüsüdür, orada kahvaltıda yediği meyveli yoğurdun kabını ve sabah
Edebiyat
Yapıyorlar, ama ne yaptıklarının bilincinde değiller, birtakım alışkanlıklar edinmişler, ama bunu nedenini bilmiyorlar; ömürleri boyunca dolaşıp durdukları halde yollarını bulamıyorlar: Kitleden ayrılamayan, koyun gibi onun peşinden gidenler için doğaldır bunların tümü. İnsan her zaman kendisini kitleden ve onu oluşturanlardan korumasını bilmelidir..
Edebiyat
Yaşamı cesur yaşamak gerek. Yaşamı doyarak yaşamak gerek. Yaşamı insafsızca yaşamak gerek. Yaşam sert. Yaşamı sert yaşamak gerek. Aşırı duyarlıkları, garip aile bağlarını zamanında yenmek gerekiyor. Kendi kendine cesur olan insan, neden ölümünü cesur ve istekle ölmesin? İstekle yaşayan insan neden istekle ölmesin?
Edebiyat