Hiç kaybolmuş hissettiğin oldu mu? Hayatın ortasında öylece durduğun, müziğin sesini kısıp etrafına boş boş bakındığın ve ' Ben şimdi nereye gideceğim?' diye düşündüğün oldu mu? 'Burası neresi, neden buradayım ve buradan nereye gideceğim?' gibi sorularla boğuştun mu hiç? Halbuki evindesin, odandasın, sokağındasın. İnsan evinin içinde, odasının içinde, yatağının içinde kaybolur mu hiç? İnsan yıllardır yaşadığı sokağın içinde kaybolur mu?
Aynı havayı değil aynı ateşi solumaktır aşk. Her nefeste biraz daha biraz daha zehirlenmektir. Kanının değil ruhunun kaynamasıdır aşk. Eriyememek, yok olamamaktır. Kavurucu bir çileye saplanmaktır. Dünyayı yakıp kül ettiğini sanırken yalnızca kendinin katili olmaktır. Aynı ateşin sevişen iki arsız alevi olmaktır aşk. Daimi bir kavgaya tutuşmaktır. Hiddetle çarpışmak, çarpıştıkça çoğalmaktır. Nefessiz kalıncaya dek yanmak. Ölmek için yalvarmak. Ölememek ve yaşayamamaktır aşk..