April

April
@Jasmines
8 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Einmal ist keinmal. Bir kere olan şey hiç olmamış demektir.
7/10
·334 syf.·
2022 9. kitabı
Bir kitabı benim için önemli kılan, ondan aldığım haz, öğrettikleri ve kazandırdığı bakış açısıdır. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ni okurken beklediğim etkiyi bulamadığımı söylemeliyim; ancak roman oldukça yalın bir dile sahip, bir dönemin siyasi dinamiklerinin insan ilişkilerine yansımasını ele alışı bakımından düşünmeye iten ve felsefi düşüncelere yer veren bir kitap. Kitabı okurken sıkıldığım tek bir yanı var, o da kitabın akıcılığının sürekli olarak Tomas’ın Tereza’ya duyduğu aşka rağmen başkalarıyla yaşadığı cinsel birlikteliklerini öylesine normalleştirmesi ve yazarın kitapta buna fazla yer vererek esas konudan bir anda uzaklaştırması ile akışın zaman zaman sekteye uğramasıydı. Romanda sosyal ilişkilerin gerçekliğini açık bir şekilde anlatıyor Milan KunderaMilan Kundera evet, ancak daha çok Tereza’nın hissettikleri üzerine odaklanmış, Tereza’nın hisleri sahici geliyor, etki uyandırıyor, karakterle birlikte yaşadıklarına üzüntü duyuyorsunuz adeta. Tomas karakteri üzerine etki uyandıran ise, Tereza’dan kopamamayışının betimlenme biçimi, mesleğine duyduğu aşk ve gazeteye yazdığı yazı sonrasında başına gelenler karşısında dik duruşu oldu benim için. Sabina ve Franz’ın hayata dair arayışları hakkında pek bir etkiden söz edemeyeceğim, zira romanda ana karakterlerin birbirini aldatması üzerine kurulu bir düzende yaşadıkları işlenmiş çoğunlukla. Ancak benim için bu kitabı değerli kılan özellikle kitabın sonlarına doğru, Milan KunderaMilan Kundera ‘nın insanoğlunun dünya üzerinde kendine biçtiği konumu çok güzel ve naif dokunuşlarla anlatışı oldu. Bunları alıntılamam gerekirse; “Yaradılış Kitabı, Tanrı’nın insanlara hayvanlar üzerinde egemenlik verdiğini söylüyor ama bunu O’nun hayvanları insanlara emanet ettiği biçimde de yorumlayabiliriz pekala. İnsan gezegenin efendisi değil, sadece yöneticisiydi ve
Felsefe-Düşünce
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Reklam
8/10
·688 syf.·
2022 2. kitabı
“Bizi asıl ilgilendiren, yaşadığımıza inandığımız şeydir.”… Fowles, insan zihninde yarattığı o yanılsamalar ile okuyucuyu öyle bir içine çekiyor ki olay örgüsünde gerçeklik ile gerçeküstü arasındaki ince çizgide gidip geliyorsunuz. Mitolojik benzetmeler ile karakterler üzerinde yarattığı gizem öyle büyüleyici ki Tanrı oyunundaki rollerin insan zihninin kalıplarla çevrili olduğu bu yaşamında özgür olup olmadığı sorgulamalarını yaptırıyor.. Betimlemelerini çok beğendiğim, hele ki Ege’yi çok seven biri olarak yazarın tarif ettiği o güzel maviliği ve yeşili hissederek ve yaşayarak okuduğum John Fowles’ın Büyücü romanını beğeneceğinizi umuyorum..
Edebiyat
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,720 okunma
3/10
·244 syf.·
2022 1. kitabı
Bu incelemede spoi içerebilecek yorumlar yer alabilir. Irvin Yalom’un Nietzsche Ağladığında eserini okuduğumda romandan çok etkilenmiştim ve en sevdiğim romanlar arasında yerini almıştı. Salome’un Nietzsche’yi reddeden bir kadın olması dışında hikayeleştirilmiş bir biçimde, karakterini, duruşuna o romanda tanık olmuştum. Sonrasında Salome’a olan merakım artınca romanlarından biri olan Ruth ile tanıştım bir kitapçıda, tavsiye üzerine aldım. Romanda özgür ruhlu, başkaldıran, gizemli bir karakter çizimiyle kendisine Salome’a benzetildiği söylenir Ruth için. Tüm heves ve beklentilerle okuduğum kitap bende maalesef beklediğim etkiyi bırakmadı. Kitabın en başlarında Ruth şımarık, gizemli davranışları ile başkalarının dikkatini çekmeye çalışan bir çocuk (ergen) gibi davranışlar sergilerken kitabın öyle bir noktasında bu sözde özgün ve özgür ruhlu kızın hikayesi acaba nereye varacak diye düşünmeden alamadım kendimi.. İkinci yarısından sonra kitapta Salome duyguları daha çok aşırılıklarda ve içe kapanıklıkta yaşatıyor. Sürekli duygusal olarak bir yükselme ve ardından gelen bir sessizlik var o yüzden bir yerden sonra anlamlandıramadım, karakterlerin duygu geçişleri ve psikolojik yansımalarının pek güçlü olduğunu düşünmüyorum. Erik ve Ruth arasındaki ilişkinin gelişimi mantıklı olmayan, süregelen bir dizi gibi.. Öğretmeni Erik, Ruth’a ders veriyor ve yol gösteriyor ama nedense bu kısımları pek iyi göremiyoruz, burada başlarda Klara-Bel’e çok kızsam da sonlara doğru tutarlı davranabilen tek karakter oydu diyebilirim, Erik ve Ruth’un öğretmen-öğrenci veya evlatlık ilişkisine olan sorgulamalarının ve davranışlarının bir mantığı olduğunu düşünerek. Romanda aslında pek iyi sonuçlanmayacak bu ilişkinin yansımaları yetişkin ve evli bir adam olan Erik’in Varvara ile münasebetinden
Edebiyat
RuthLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,389 okunma