Kaan

10/10
·248 syf.··
2026 12. kitabı
Kitabın başlıca konusu: Bir baba ve 3 kızı var bu 3 kızında kendi çocukları var, baba yazları kızlarının yazı geçirmeleri için bir ada satın alıyor ve o adaya da 4 tane ev yapıyor birisi kendisi ve eşi için diğer 3 ev ise kızları için. Zamanla bu kızların çocukları oluyor ve bu çocukların adada geçirdiği güzel yaz vakitlerini okuyoruz bunun dışında ana karakterimizinde aşık oldugu Gat adında bir çocuk daha var o ise hint asıllı, üç kız kardeşten birisinin sevgilisinin yeğeni oluyor o da her yaz adaya geliyor. Yaşları 15e gelince başkarakterimiz Cadence Ada’da bir kaza geçiriyor ve gozlerini denizde açıyor sonra hastaneye yatırılıyor(bir kaç vakit sonra çıkıyor tedavi evde devam ediyor) hafıza kaybı yaşıyor, 1-2 senelik bir tedavi süreci ardından tekrardan normal hayatına geri dönmeye çalışıyor denebilir çünkü hafızası hâlâ yerinde değil bu kazanın neden yaşandığını hatırlayamıyor. Bu kısımalardan sonra Cadence 2 yıllık bir ara ardından Ada’ya tekrar yaz vakitlerinde tıpkı eski günlerde olduğu gibi geri dönüyor ve bu kazanın perde arkasında neler yaşandıgını aydınlatma çalışmalarını başlatıyor. Adım adım hafızası yerine gelen Cadence trajik gerçekle karşılaşıyor ana temalarıyla kitabın konusu budur. Konuyu geçersek benım yorumum kitaba bayıldım yazım tarzı çok hoşuma gitti elimden bırakamadım asla ve çok beğendiğim kitaplar arasına girdi sonu çok trajikti, sanki o adada ben de onlarla yaşıyormuşum da bu gerçekle bende yeni yüzleşmişim gibi hissettim. Hiç beklenmedik bir sonla kapanış yaptı kitap. Kesinlikle öneririm, tavsiye ederim.
YalancılarE. Lockhart · Pegasus Yayınları · 20172,257 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·152 syf.··
2026 11. kitabı
Agatha Christie’den On Kişiydiler ve Doğu Ekspresinde Cinayet romanlarını okumuş birisi olarak bu romanı pek beğenemediğimi belirmeliyim. Kitap bir çırpıda bitti ne oldu ne bitti anlamadan, bunun sebebinin kurgunun çok basit olduğuna bağlıyorum. Agatha Christie’ye çok yakıştıramadığım bir roman oldu şahsen. Çünkü okuduğum diğer romanlar bu kitapdan 10 gömlek üstün nitelikte. Konusu ise: Bir bilim adamımız var ve yeni bir buluş ortaya cıkarmak üzere bir formül buluyor. Bu buluş dünyayı değiştirecek nitelikte atomlarla ilgili birşey. Devamında bizim dedektifimize bir telefon açıyor ve kendisinin hayatının tehlikede olduğunu, ailesinin onu öldürmek istediğini söylüyor bunun neticesinde de dedektifimizi oraya davet ediyor. Dedektif tam oraya gittiği esnada ise ölüm anı gerçekleşiyor ve bilim adamı ölmüş oluyor. Bu kısımlardan sonrasında cinayetin çözüm aşamalarını yavaş yavaş ilerletme görevi dedektifimizde oluyor. Ben sonunu tahmin etmedim zaten pek ipucu yoktu açıkçası -yine de birkaç tane vardı- yazarımız bayağı hedef şaşırtmaya oynamış. Dediğim gibi Agatha Christie’e yakıştıramadığım bir kitap oldu beklentiniz çok yüksek başlamayın. Hiç Agatha Christie okumadıysanızda muhakkak Doğu Ekspresinde Cinayet’i okuyun, şiddetle tavsiye ederim.
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 10. kitabı
Kitabın başlıca bir konusu yok içinde 4 tane birbirinden farklı hikaye bulunuyor. Yazar bu hikayelerden ilk okuduğumuzu kitabın adı olarak koymuş. 4 hikayeninda ana unsuru doğaüstü olaylar olması. Çözülemeyen şeyler üzerine yazılmış 4 tane hikaye. Zaten çözülmüyor hiçbiriside o şekilde kalıyor, neden diye sorguladığımız soruların cevabını alamıyoruz. Yeryer tüyler ürpertici olsa da yeryer güldürse de yeryer üzüntülü hissetsem de, kendimi çoğu duyguyu yaşarken bulduğum için beğendiğimi söyleyebilirim. Kısa, bir oturuşta bitebilecek bir kitap. Her hikayenın sonunda bir sorgulama yaşadım, neden böyle oldu diye. Tavsiye ederim.
Sarı Duvar KağıdıCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 20192,782 okunma
Beş Sevim Apartmanına Dair Düşüncelerim
10/10
·152 syf.··
2026 9. kitabı
Uzun zaman sonra bu kadar etkileyici bir kitap okuduğumu farkettim. Gerek yazım tarzı gerek konusu olsun, kitap kendisi için 10 puanı sonuna kadar haketti. Konusundan vesaire bahsetmeyeceğim beni aşacağını düşünüyorum. Hayran kaldım ve Mine Söğüt’ün diğer kitaplarınıda bir an önce okumak istiyorum. Sonuna değineceğim, son sayfaya kadar hiç tahmin etmediğim bir olayla kapanış yapıldı ve tam anlamıyla tüm beklentimi karşıladıgı anı tescil etti yazar. Diyeceğim o ki bu tarz cinperi konulu kitapları okumak istiyorsanız veya ilginizi çekiyorsa kesinlikle bir şans verin asla pişman olmazsınız. Yazarın yer yer değindiği toplumsal konular, problemler vs de çok yerinde şeylerdi, herkese bu kitabı tavsiye ederim.
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Can Yayınları · 20229,1bin okunma
5/10
·288 syf.··
2026 8. kitabı
Kitap çok akıcı ve tahmin edilemeyecek bir sonla biten gerilim türünde bir kitap. Öncelikle ben Erkek Arkadaş ve Öğretmen, Hizmetçi kitaplarını da okumuş birisi olarak en cok mantık hatasının bulunuduğu kitap bu diyebilirim. Freida McFadden okumak isteyenler için bu kitabı başkangıç seçimi yapmamalarını öneririm. Kitabın konusu Evli bir çiftimiz var ve ıssız bir ormanın ortasında bulunan görece büyük olan bir müstakil bir eve bakmaya gidiyorlar fakat hava durumu karlı ve bir süre sonra yollar kapanıyor orada mahsur kalıyorlar sonrasında bu köhne evin sahibinin ölmüş meşhur bir psikiyatrist oldugunu öğreniyorlar ardından bir takım olaylar gerçekleşiyor. Bu kısım biraz spoilere giriyor dikkat! Bu kitapta anlatılan herşeyin geçmişle bir bağlantısı olmasını beklemiyordum çünkü yazım dili bakımından ben kişili anlatım vardı, ve bu sanki herşey ilk defa gerçekleşiyormuş o eve başkarakterler ilk defa gidiyormuş gibi yazılmıştı. Biz tahmin etmeyelim cok büyük ters köşe olalım diye yazar fena bir mantık hatasına parmak basmış, berbat bir yönteme başvurmuş. Eğer ki yazım dili gözlemci bakış açısı olsaydı bu yaşanan herşeyi kabul edebilirdim. Karakterin herşeyi bilmiyormuş gibi davranması ve öyle olan düşüncelerini okumak kadar saçma birşey olabilir mi? Deli ya da şizofren olması gerekiyor nitekim bunun bilgisi hiçbir yerde verilmemişti. Benım için bu kitap mantık hatalarıyla dolu ama bir o kadar da sürükleyici bir kitaptı. Herşeye rağmen okuma sürecim keyifliydi. Keşke bu kadar bariz bir mantık hatası bulunmasaydı.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma