Adamın biri konuşur, konuşur, anlatır durur; ama öteki duymaz, anlamaz bu lafların bir tekini bile...Hiçbir değer taşımaz. Ya konuşuyorlardır ya da oturuyorlar ama konuşmuyorlardır. Hiç fark etmez,hem de hiç.
Kitap raflarına sevimli bir huzursuzluğun son demleriyle bakarken: "Allah'tan kitaplar, rüyalar, şarkılar, filmler var; yoksa çıldırırdım." diye geçiriyordum içimden.
Tevekkül, Allah Teâlâ'nın vaadi konusunda inancını sağlam tutmaktır. Yani şuna yakinen inanmadır: Allah Teâlâ sana bir şeyi takdir ettiyse-bütün dünya mani olmaya çalışsa da-o şey mutlaka sana ulaşacaktır:Onun takdir etmediği bir şeye ise-kim ne yaparsa yapsın-asla sahip olamazsın.