LIGHTLARK – Alex Aster
Merhabaalar, fantastik denince ben de artık akan sular duruyor biliyorsunuz ki…
Uzun süredir radarımda olan bir kitap ile geldim valla en sonunda bu seriye kavuştuğum için çok mutluyum. Arkadaşlarım sürekli övüp duruyordu, dedikleri kadar varmış. Ben yine notumu düşeyim de sonra tek kitap sandık aldık demeyin. Fantastik bir seri arkadaşlar, 4.kitabı da çıktı.
Yüz yılda bir ortaya çıkan gizemli Lightlark adasında düzenlenen ölümcül Centennial oyunu, altı lanetli diyarın hükümdarlarını karşı karşıya getirir. Her hükümdar halkını kurtarmak için mücadele ederken yalnızca birinin hayatta kalabileceği bu oyunda, Wildling diyarının genç hükümdarı Isla Crown yalanlar, ihanetler ve tehlikeli ittifaklar arasında ayakta kalmaya çalışır.
Bir oyun etrafında şekilleniyor kitabımız öyle ne güzel eğleneceğiz, oyun severiz demeyin. Ölümcül bir oyundan bahsediyorum size. Lanetli hükümdarlarımız, hükümdarların halkları falan var, anlayacağınız baya büyülü bir evren.
Isla Crown'a gerçekten üzüldüm. Bence en kötü lanet ona verilmiş. Aşk bu dünyanın en güzel duygusu değil mi? İşte Crown, aşık olduğu kişiyi öldürmekle lanetlenen birisi. İnsanın kulağına ne kadar acımasız geliyor.
Kitabı okumadan önce arkadaşlarımdan bol bol uyarılar almıştım. Kimseye güvenme, ters köşelere dikkat et falan gibi cümleler duydum da bu kadarını beklemiyordum. Bazı kısımlarda güven duygum paramparça oldu valla. Spoi vermemek için üstü kapalı bahsedeyim dedim.
Yazarın kaleminden daha önce okuma yapmıştım. Bu kitapta karakterleri sevsem de bence karakter betimlemeleri daha detaylı olabilirdi. Bazı kısımları yüzeysel kalmış. Bunun haricinde ben olay örgüsünü ve kitabın konusunu beğendim. Tam benim sevdiğim tarz. Entrika, oyun, lanet valla bayılıyorum.