Abdulhakim

Abdulhakim
@JohanLiebert
"Ressam" isimli kitabım çıktı, buradan alabilirsiniz: m.kitapyurdu.com/index.php?route... Müziklerim: youtube.com/channel/UCPoIBR...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Ah, gençlik! Gençlik gibisi var mı? Gençliğin cahilliğinden söz etmek çok saçma. Bugünlerde fikirlerini saygıyla dinlediğim insanlar, yalnızca benden hayli genç olanlar. Sanki benim önüme geçmişler hibi hissediyorum. Hayat, en son harikasını onlara sunmuş. Yaşlılara elince, ben yaşlılarla hep fikir ayrılığına düşerim. Bunu bir ilke olarak yapıyorum. Eğer onlara dün meydana gelmiş bir şey hakkındaki fikirlerini sorsan, sana hâlâ 1820’lerde geçerli olan görüşlerden bahsederler, hani herkesin uzun çoraplar giydiği, her şeye inandığı ve hiçbir şey bilmediği günler.”
Sayfa 239·Kitabı okudu
Abdulhakim isimli okura yanıt verildi
Abdulhakim
Dünya görüşü John S. Mill'in "Hazcı yaşam" dediği şeye benziyor. "Hayat en son harikasını onlara sunmuş." Bunun üzerine derin düşünmeye gerek yok; net şekilde, gençlikteki kendisini heyecanlandıran bir ideolojiye pek de sorgulamadan bağlanmayı, ama nihayetinde genç olduğu ve bu bağlılığı ateşli yüreği kendisine haz verdiği için yapmış olmasını, ek olarak gönül eğlendirmeyi övüyor. Ayrıca bu son söylediğimi özgürlüğün en açık ifadesi olarak görüyor. Fakat seven sever tabii, görüşler muhteremdir. :D
“Ah, gençlik! Gençlik gibisi var mı? Gençliğin cahilliğinden söz etmek çok saçma. Bugünlerde fikirlerini saygıyla dinlediğim insanlar, yalnızca benden hayli genç olanlar. Sanki benim önüme geçmişler hibi hissediyorum. Hayat, en son harikasını onlara sunmuş. Yaşlılara elince, ben yaşlılarla hep fikir ayrılığına düşerim. Bunu bir ilke olarak yapıyorum. Eğer onlara dün meydana gelmiş bir şey hakkındaki fikirlerini sorsan, sana hâlâ 1820’lerde geçerli olan görüşlerden bahsederler, hani herkesin uzun çoraplar giydiği, her şeye inandığı ve hiçbir şey bilmediği günler.”
Sayfa 239·Kitabı okudu
Abdulhakim
Ve sayın Wilde, bir cümlede onlarca büyük filozofu, yazarı, şairi ve ressamı gömer. (?) :)
Bir Maskenin İtirafları
7/10
·199 syf.··
Beğendi
·
2019 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2019 20:20
Hani bazı günler vardır. Canınız sıkılır böyle Televizyon karşısına geçip kanallar arasında dolanırsınız. Hava boğar o an insanı yapacak bir şey yoktur. Sadece öyle kanallar arasında dolanırsınız sonra bir film gözünüze takılır. Bir sahnesi sizi meraklandırır.Sonra o merak sizi filmin sonuna kadar götürür. Sonra film bitince bu film araştırma yaparsınız. Neden hiç bu kadar güzel film duyulmamış ve konuşulmamış dersiniz. İşte bu kitap öyle bir izlenim bırakan bir eser. Çamurda keşfedilmeyi bekleyen bir elmas adeta. Japon edebiyatına ufak ufak giriyorum artık Murakami'den sonra ikinci Japon yazarım olan Mişima beni aldı götürdü resmen. Okurken zaman ve mekandan soyutlandım. Bir Maskenin İtirafları aslında her insanın söylemekten korktuğu şeylerin, almaktan korktuğu kararların ve gizlemek zorunda kaldığı dürtülerini anlatıyor. Ben okurken aklıma sürekli Albert Camus'un Yabancı kitabı geldi. İki eserdeki ortak nokta Toplum ne söyler tabusudur. Ana karakterin kendi tercihlerini sürekli toplum tarafından taşlanacağını düşünmesinden dolayı bastırmak istemesi bize maskenin arka yüzüne götürüyor. Aslında kimse olmak istediği gibi değil hepimiz maske takıyoruz. Biri sürekli siyahı sevdiğini söylüyordur ama bulunduğu ortamdan gelecek tepkiden dolayıdır aslında bakarsanız belki de pembe en sevdiği renktir. Toplumun düşünsel tabuları yüzünden yapay bir rol modellemesi çizen her birey maske takarak topluma ayak uydurmaya çalışıyor. Aslında maskenin arkası yani bireyin iç dünyası ürkeklikten dolayı kapkaradır ve hayata olan inancını sömürmektedir. Biri maskeyi çıkartıp fitili ateşlese çoğunluk büyük ateşi yakmak için fazla beklemeyecektir. Yoksa toplum taklitçi bireylerin artışı yüzünden doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek hale gelecektir...
Edebiyat
Bir Maskenin İtiraflarıYukio Mişima · Afa Yayınları · 19911,346 okunma
Abdulhakim
Japonlarda da, özellikle kariyer sahibi olma konusunda büyük toplumsal baskılar var. Yazarları neredeyse sadece buna odaklanmış. (Yakuza çetesi bile neredeyse bu sayede büyüdü) Ama bu konuda okuduğum en derin ve etkileyici eser, Nobuyuki Fukumoto'nun "Legen of the Strongest Man: Kurosawa" dır. Tavsiye ederim. Roman değil, manga ama roman tadında. Bu eserin diğerlerinden farkı, topluma ve hayata karşı nasıl savaşılacağı ile ilgili çok çeşitli fikirler sunması ve bunları kurguda uygulamayı denemesi. Türkçe çevirisi yok, Mangakakalot'tan okuyabilirsiniz.