Büyük Mal

Kemal Tahir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·511 syf.··
2019 52. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2019 00:17
"Büyük Mal" kitabı Kemal Tahir'in Çorum üçlemesi olarak adlandırılan roman serisinin son eseri. Serinin ilk kitabında Osmanlı'nın Tanzimat, Meşrutiyet dönemi, ikinci kitabında ise l. Dünya Savaşı döneminde Çorum'daki toplumsal düzen anlatılmakta. Bu kitapta ise olaylar Cumhuriyet döneminde, 1937-38 yıllarında yaşanıyor. Ermeni ve Dersim olaylarına, o dönemdeki siyasi çekişmelere kısaca temas ediliyor. Bu olayların Çorum ahalisine etkisi üzerinde duruluyor. Üzerinde durulan ve eleştirilen esas konu ise serinin diğer eserlerinde olduğu gibi ağalık düzeni. Ağaların birbirleriyle güç yarıştırması ve bu güç savaşından çıkar sağlamak isteyen çıkarcı insanların öyküsü anlatılıyor. Baştan sona diyaloglarla örülü olan eserde, Çorum yöresinin şivesi, deyimleri de okuyucuya etkileyici bir şekilde aktarılıyor. İyi okumalar...
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
6/10
·511 syf.··
2025 101. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 23:42
Kemal Tahir kitaplarını ya çok beğeniyorum ya da hiç keyif almadan okuyorum. Bu eseri ikinci grupta, 1900'lü yılların başlarında bir imparatorluğun yıkılıp yeni bir ulus devlete dönüşmesini taşra gözünden anlatmış. Bu yılları bu şekilde bilmek ve düşünmek istemediğim için sevemedim belki de. Yediçınar Yaylası ve Köyün Kamburu kitaplarının devamıymış bir de, ben ilk ıkisini okumadan bununla başladığım için hikâyeye girmek zorlamış da olabilir beni. Tarzını ne kadar sevsem de konu olarak, işleyiş olarak bana hitap etmedi malesef.
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
7/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2015 67. kitabı
Üç kitabın ardaşık olarak oluşturduğu, harika bir sistamikle Tanzimat öncesi, tanzimat ve sonrası, tabii ki Cumhuriyet dönemi de dahil olmak üzere Anadolu insanının gerçek yaşam öyküsü. Aynı karakterlerin bu zaman sürecinde farklı karakterler halinde karşınıza çıkmakta. Kısacası muhteşem diyaloglarla anlatılmış hikaye üçlemi. Hayret edilecek bir tarzda Yörenin örf, adet ve şivesi ile neredeyse tamamı diyaloglar halinde kaleme alınmış kitap. Zaman zaman diyaloğun kimin tarafından gerçekleştirildiği karmaşası doğmuyor değil. Bazen de aynı konu üzerinde monotonlaştığı da gözleniyor Ama Atatürk e yapılacak suikast sorgulaması, Ölümle ilgili fikri tartışması, Final e doğru fevkalade yaklaşımı ile güzel bir yapıt.
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
Puan vermedi·467 syf.··
2021 59. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 21:26
Kitabın adı: Büyük Mal Yazarın adı:Kemal Tahir Okuyanın adı:Nezaket Topal Sayfa sayısı:467 Köy üçlemesinin son kitabı olan kitabımız Cumhuriyet döneminde 1937-1938 yıllarında yaşanıyor. Ermeni ve Dersim olaylarına o dönemdeki siyasi çekişmelere kısaca temas ediliyor. Bu olayların Çorum ahalisinin etkisi üzerinde duruluyor. Üzerinde durulan ve eleştirilen Ağalık düzeninin esas konusu Ağaların birbiriyle göç yarıştırması ve bu göç savaşından çıkar sağlamak isteyen çıkarcı insanların öyküsü anlatılıyor.
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
Puan vermedi·511 syf.··
2018 21. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2018 01:16
Büyük Mal ile Yediçınar Yaylası Üçlemesini tamamlamış oldum. Özellikle karekter yaratma konusunda başarılı olduğunu söyleyemem. Şöyle ki, gerek "Yayla Padişahı" Sülük Bey olsun, gerek Narlıcalı Çalık Kerim Ağa olsun ve gerekse de Çakır Kahyaların Kenan Ağa olsun her biri ayrı bir karekter olmasına karşın konuşmaya başladılar mı o karekterin aslında günlük konuşmasına konu etmeyeceği meseleler üstüne bilgece bir karektere ve adeta tek bir kişiye dönüşüyorlar. Yani ismi görmeseniz hangi karekter inciler döküyor anlayamazsınız. Belki de bana öyle gelmiştir. Ayrıca diyaloglar çok uzun. Diğer bir konu da kadınların hep "hovarda!" olmaları.Ya arkadaş bir tane de eşine sadık bir kadın karekter olmaz mı? Bu üçlemeden sonra etrafıma kuşkuyla bakar oldum. :) Okunmalı mı? Evet okunmalı.. İyi okumalar.
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
9/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2024 136. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2024 11:55
Kemal Tahir'in Büyük Mal romanı, Çorum Üçlemesi'nin son cildi. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçteki hayatı, insan ilişkilerini ve toplumsal yapının nasıl bir dönüşüm yaşadığını, ya da daha doğru bir ifadeyle, nasıl bir dönüşüm yaşamadığını ele alan önemli bir eser. Verilen rüşvetler, ağalık sistemi, köylüyü ezerek hakimiyet kurma çabaları.. Tahir, bu romanında özellikle Osmanlı'dan miras kalan sosyal ve ekonomik yapıların, özellikle kırsal kesimde,Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini, toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliklerin değişmediğini, hatta bu sistemin üzerine yeni bir görünüm giydirilerek sürdürüldüğünü gösteriyor. Hele ki kadınlara bakış açısının, onlara nasıl değer veril(me)diğini aynen bize aktarıyor. Kitap tipik bir Kemal Tahir eseri. Gerçekçi, olayları kıvırmadan ve direk anlatıyor. Diyaloglar ise aynı film senaryosu. Anadolu'dan esintilerle dolu.. Büyük Mal romanı toplumsal değişimin yüzeysel kaldığını, yapısal bir devrimin gerçekleşmediğini derinlemesine ele alıyor. Romanın olay örgüsü, bu değişmezliği ve toplumsal yapıdaki katılığın nasıl sürdüğünü dramatik ve çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Anadolu cinselliği fazla olarak işlenmiş bu esere Kemal Tahir severler bayılacak..
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
Puan vermedi·511 syf.··
2019 400. kitabı
Üçlemenin son kitabı, nobel ödülü kazanan da dahil türkiyede yazarım diye geçinen bir sürü sözde yazar kemal tahir okumalı ki, dil nasıl kullanılır kurgu nedir gibi yazmaya dair en temel gereçleri layıkıyla öğrenebilsin
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
10/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2015 53. kitabı
Kemal Tahir'in ilk okuduğum romanı Cumhuriyet'in ilk yıllarında anadolu insanını, köyü, devletin durumunu efsane diyaloglarla köylü şivesiyle anlatıyor. Kitap dikkatli okunmalıdır, bence yazarın diğer kitapları gibi felsefi konular ve toplumsal sorunlar irdelenmiştir.
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
8/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 11:20
Yunus Emre “Bir ben var benden içeri” sözüne kurumsal bir anlam yüklesek, “bir devlet düzeni var devlet düzeninden içeri” ve böyle bir söz haline getirsek, kitabın daha doğrusu üçlemenin ana fikrini anlatmaya yeterli olabilir. Çorum Üçlemesini son kitabın üçüncü kuşak insanların hayat anlatılmakta ve 1930 yılların sonları Türkiye’si. Pir Sultan Abdal “bozuk düzende sağlam çark olmaz” der. Kanunsuz işler bulaşmış insanların yani silah, tütün kaçakçılığı gibi işlerle uğraşanların sosyal hayatında da, kadın erkek ilişkilerinde de ahlaki seviyenin de düştüğü olur. Abuzer’in Sülük Bey, Çakırların Kenan, Çalık Kerim, Emey Ana, Nefise Kadın gibi karakterlerin ilişkilerinde, bir yanda güç çatışması, bir yanda kirli ittifaklar diğer yanda gücü elinde tutmak için döndürülen entrikalar. Cinsel fantezilere kadar varan ilişki biçimleri… Roma döneminde, Osmanlı döneminde de benzerlerini duyduğumuz güç çatışmalarının yöresel çaptaki yayla padişahlığı çatışmaları… Kemal Tahir’in, sıkı diyalog örgüleri, yöresel deyim, benzetmeler ve atasözleri ile bezenmiş, toplumsal yapının görünmeyen tarafının romanı…
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma
Büyük Mal ve Atatürk
9/10
··
Beğendi
Kemal Tahir'in en az bilinen ama toplum eleştirisi en yüksek kitaplarından birisi. Kitabı haksız yere 12 sene yattığı Çorum Cezaevinde yazmış. Tutuklanma gerekçesi, astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali’nin bir kitabını vermek idi. “Donanma Davası” veya “Bahriye Olayı” diye adlandırılan bu dava nedeniyle askerî mahkemede yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Bu kitabı ikinci kez okuyorum. 12 sene önce okudum . Kitap ülke kurulurken yaşanan tüm gerçekleri çok açık bir şekilde anlatılıyor. Kitapta ana karakter "Sülük Ağa" isimli bir toprak ağası. Ermeni soykırımının nasıl yapıldığını ve bu soykırımdan Ermeni Mallarına konanların nasıl Atatürk ve yeni kurulan cumhuriyetin temel taşları olduğunu. Ülkenin bir yağma ve soykırım üstüne kurulduğunu açık açık yazmış. Gerçek tarihi okumak isteyenlerin Kemal Tahir kitaplarını okumalarını isterim.
Alıntı
Büyük MalKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2012501 okunma

Yazar Hakkında

Kemal TahirYazar · 68 kitap
F. M. İkinci, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı müstear isimleriyle kitapları bulunmaktadır. 13 Mart 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. Abdülhamit'in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit'in kızı Naile Sultan'ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım'dır (Saraydaki adı "Hubser" idi). Ailenin en büyük çocuğu idi. Babasının görevleri nedeniyle ilk öğrenimini imparatorluğun değişik yerlerinde sürdürdü. Ailenin 1923'te İstanbul'a yerleşmesinden sonra eğitimine Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Annesinin 1926 yılında veremden ölümü ve babasının ikinci bir evlilik yapması üzerine öğrenimini 10. sınıfta iken bıraktı; önce İstanbul'da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak'taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Sol düşünceyi benimsemesi 1932'de İstanbul'a döndü, Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933'de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle "Geçit" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Geçit Dergisi kadrosundan Ertuğrul Şevket (Avaroğlu), Babıali'de tanıştığı Kerim Sadi Türkiye Komünist Partisi üyesi olan komşusu "Sarı" Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı şair Nazım Hikmet gibi sosyalist aydınlarla arkadaşlığı sonucu sosyalist fikirleri benimsedi. 1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı. Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı, Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk kitapları İlk kitabı, 1936'da yayımladığı "Namık Kemal için Diyorlar ki" adlı kitapçık oldu. Kitapçık, Namık Kemal hakkında yaptığı yedi soruluk ankete çeşitli şair ve yazarlar tarafından verilen yanıtlardan oluşmaktaydı. Falih Rıfkı Atay, Vâlâ Nureddin, Hüseyin Cahit Yalçın, Peyami Safa, Ercüment Ekrem Talu, Sadettin Nüzhet Ergun, Kerim Sadi Cerrahoğlu, Dr. Fuad Sabit, Nâzım Hikmet, Hüseyin Avni Şanda ve Suat Derviş'in yanıtlarını ve Kemal Tahir'in onlar hakkındaki saptamalarını içeren kitapçık, edebiyat dünyasında geniş yankı buldu. 1937'de ikinci kitabı olan "Bir Çalgıcının Seyahati" adlı romanı yayınlandı. İstanbul'un tanınmış gazeteciler arasına giren Kemal Tahir, 1937'de İzmir'de öğretmenlik yapan Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı; bu evlilik Kemal Tahir'in 1938'de hapse girmesi nedeniyle devam etmedi ve 1940 yılında boşanma ile sonlandı. Donanma Davası Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber "askeri isyana tahrik ve teşvik" suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklandı. Suçlanmasının nedeni astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali'nin bir kitabını vermek idi. "Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevi yılları Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. Hapishanedeki yıllarını okuyarak ve "sarı defterine" yazarak geçirdi. Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar "Kemal Tahir" adını eserlerinde kullanamadı "Göl İnsanları"'na alacağı iki öyküsünü hapisteyken Cemalettin "Mahir" takma adıyla Tan'da yayımladı. Hapishane yıllarında Fatma İrfan Hanım'a yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar" adıyla; Nazım Hikmet'in kendisine yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar" adıyla basıldı. Cezaevinden çıktıktan sonraki yaşamı Yazar, 1950'de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz ikinci eşi Semiha Sıdıka Hanım ile evlendi. Çiftin evliliği Kemal Tahir'in 1973'teki vefatına kadar sürdü; çocukları olmadı 1950'li yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir'in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği "Mayk Hammer" dizisi büyük ilgi gördü. Orijinal kitapların tamamını çevirdikten sonra "Mayk Hammer'in Yeni Maceraları"'nı yazmaya devam etti; böylece Kemal Tahir'in kaleminden dört yeni Mayk Hammer romanı ortaya çıktı. 6-7 Eylül olayları sırasında bir kez daha tutuklandı, Harbiye Cezaevi'nde 6 ay yattı. 14 ay kadar Aziz Nesin ile birlikte kurdukları Düşün Yayınevi'ni yönetti. Metin Erksan, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz ile senaryo çalışmaları yaptı. Kemal Tahir'in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı. Romancılık dönemi Göl İnsanları'nı yayımladığı 1955 yılında bir köy romanı olan Sağırdere romanı da yayımlandı. Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman'da (1957) Çankırı'nın Yamören köyünden Mustafa'nın serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. Mütareke dönemi İstanbul'unu konu alan Esir Şehrin İnsanları'ndan (1956) sonra yayımlanmış olan Körduman'ı; eşkıyalık olgusuna eğildiği Rahmet Yolları Kesti (1957), Çorum bölgesi insanlarını anlatan roman üçlemesinin ilk iki kitabı Yediçınar Yaylası (1958) ve Köyün Kamburu (1959) izledi (Üçlemenin son kitabı, 1970'de yayınlanan Büyük Mal adlı romandır ). 1960'tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmi tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasi mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir'in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983'te filmin başbakan Bülent Ulusu'nun emri ile yakılmasına yol açtı. 1965 yılının Nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen Bozkırdaki Çekirdek romanı, Kemal Tahir'in çok tartışılan eserlerinden birisi oldu. Bu eserde Köy Enstitülerinin tepeden inmeci bir yaklaşımla kuruluşunu eleştirerek iktidarla ters düştü. 1967'de en önemli eserlerinden birisi olan Devlet Ana yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ele aldığı bu romanda "kerim devlet" kavramını ortaya attı. Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. 1968'de Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi Armağanı'nı, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayıcedit Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra Yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "Esir Şehrin İnsanları", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı. Kemal Tahir kitaplarının yayının devam etmesi için ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kurulmuş; Kadıköy'deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, ziyarete açılmıştır. Yazarın kitapları Halit Refiğ, Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yönetmenler tarafından sinemaya aktarılmıştır. Düşünceleri Düşüncelerindeki çıkış noktası Marksizm ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksizmin sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı batılılaşmaya ilişkin yargısı da Marksizmi yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksizmin, hem de batılılaşmanın ürünü olan cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerinin temel noktası oldu. Marx ve Engels'in doğu toplumlarıyla ilgili görüşlerini araştırdı. Cumhuriyet dönemi resmi ideolojilerinin dışında kalan Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Şerif Mardin gibi bilim adamlarının eserlerinden vardığı sonuca göre, Osmanlı-Türk toplumu, Marksizmin toplumların sosyo-ekonomik süreçte birbirini izleyen zorunlu aşamalar olarak gördüğü ilkel topluluk / kölecilik / feodalite / kapitalizm sürecinde yer almaz. Kendi kültürel ve sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal farklılıkları vardır. Bu nedenle batılılaşma, gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve toplumsal devrim yapılmadan başlatılan tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu ana fikir çerçevesinde eserlerinde Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli" olgusunu ortaya çıkarmaya çalışmadı. Roman tamamen içinden çıktığı toplumun yapılanmasına bağımlıdır. Romanı diyalektik bir tür olarak anlamak ve insan muhayyilesine katkısını kavramak, romanın dünyayı belirlemek için sarfettiği çabaların biçimsel gerçekçilik tekniklerinin kullanımına bağlı olduğunu da anlamaktır. Don Kişot' un şövalye romanlarının kahramanlarına benzeme teşebbüsünün gülünçlüğü sadece model imkânsızlığı ışığı altında kavranabilir. Tam bu noktada Kemal Tahir'in önemi belirir. Zira Türk romanında bu meselenin taşını kaldıran ilk romancıdır. Romanları, Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kuruluşundan XX. yüzyıla kadar Türk toplumunda bir Osmanlı sürekliliği arayışıdır. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Bilhassa Orta Anadolu Türkçesini dilinin odak noktasına koydu. Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı. Roman Esir Şehrin İnsanları (1956) -1 Esir Şehrin Mahpusu (1962) -2 Yol Ayrımı (1971)-3 Yediçınar Yaylası (1958) -1 Köyün kamburu (1959) -2 Büyük Mal (1970) -3 Hür Şehrin İnsanları (1974) Sağırdere (1955) - 1 Körduman (1957) -2 Rahmet Yolları Kesti (1957) Kelleci Memet (1962) Yorgun Savaşçı (1965) Bozkırdaki Çekirdek (1967) Devlet Ana (1967) Kurt Kanunu (1969) Namusçular (1974) Karılar Koğuşu (1974) Damağası (1977) Hikaye Göl İnsanları (1955) Senaryo Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte) Mektup Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet'le yazışmaları)