işimize gelince sevdiğimiz
gelmeyince sövdüğümüz
coplayıp dövdüğümüz
bazen kölemiz
bazen de gölgemiz olarak gördüğümüz
evde, ofiste...bağda, bahçede
sokakta, tarlada, fabrikada
ırgat gibi çalıştırıp...iliklerine kadar sömürdüğümüz
kadınlar;
ana(larımız!), yavuklu(larımız!),
eş(lerimiz!), dost(larımız!),
kız(larımız!), kardeş(lerimiz!),
Sevgili(lerimiz!)...can yoldaş(larımız!)
bizim için deli divane,
etrafımızda pervane olsun istediğimiz
soğuk camlara yapışıp
sıcak hayallerle soluksuz izlediğimiz
her an her santimetresini
kâh servet...kâh şehvet olarak düşlediğimiz
bir mal etiketler gibi
metresler, cariyeler, fahişeler olarak fişlediğimiz
sonra da
namus elden gitti diye...şişlediğimiz
gömüp taşladığımız…
kadınlar;
ana(larımız!), yavuklu(larımız!),
eş(lerimiz!), dost(larımız!),
kız(larımız!), kardeş(lerimiz!),
Sevgili(lerimiz!)...can yoldaş(larımız!)