"Ne kadar çok şey toplarsak toplayalım, içimizde
hissettiğimiz eksikliği hiçbir şey ama hiçbir şey telâfi edemez.
Biz hepimiz insan olarak, o boşluklara, çukurlara sahibiz ve
hepsinin de dolmaya ihtiyacı var. Bazılarımızın çukurlarını
çocukluğumuzda duygusal ihtiyaçlarımıza önem vermeyen
anne-babalarımız yaratmış, bazılarının çukurlarına da, gerçek
değerimizi göremeyen sevgisiz okul arkadaşlarımız yol
açmış. Kiminin çukurları da, ne yaparsak yapalım hiçbir
zaman yeterince iyi olamayacağımızı bize öğreten
öğretmenler tarafından açılmış. Büyüyüp yetişkin olurken
çukurlarımızı doldurmak, kendimizi tamamlamak için hiç
farkında olmadan başka insanları ve nesneleri arıyoruz.
Çukurlar dolmayınca, bu sefer ikinci çareyi arıyoruz. Sonu gelmez bir kovalamaca. Üstelik de içimizi boşaltıyor, iç
huzurumuzu bozuyor."
korkunun panzehiri sevgidir. Zor bir durumda
geri adım atar, sert davranan kişinin aslında senden yardım
dilemekte olduğunu görürsen, bunu içten içe korktuğu ya da
incindiği için yaptığını anlarsan, ona sevgini rahatça
verebilirsin. Öfkeyle hareket eden ya da sevgisiz davranan bir
insanın, bunun hemen öncesinde bir acı yasadığını hiç
unutma. Bu çok önemli bir nokta. Öfke sergileyen insanların
bunu yapmalarının nedeni, incinmiş olmalarıdır. Sevgine
ihtiyaçları vardır, suçlamana değil. Unutma ki, o insana
hepimizin özlediği sevgiyi verdiğinde, onun da en iyi benliği
ortaya çıkacaktır, çünkü ona parıldayacağı güvenli bir alan
sunmuş olacaksın. Sen değişince, diğer insanlar da otomatik
olarak değişir, çünkü büyümelerine olanak vermiş olursun."
Yıllar önce Buda'nın söylediği bir söz geliyor akla: 'Dünyada
sen hariç herkesin aydınlandığını düşün. Hepsi senin
öğretmenlerin, hepsi senin sabrı, mükemmel bilgeliği,
mükemmel merhameti öğrenmen için doğru şeyleri yapıyor.'