“Kaktüsler de Çiçek Açar” ismiyle umut veren ama içerik olarak beni pek tatmin etmeyen bir kitaptı. Ergen nasihatleri tadında, tekrara düşen ve yüzeysel bir anlatım… Akıcıydı ama edebi derinlik arayanlar için zayıf kalabilir.
Yine de kitabı kaktüslerimin yanında okudum belki onlar da ilham alır da çiçek açmaya karar verirler diye. (İnşallah.) :)
Yu Hua’nın YAŞAMAK adlı romanı, sade dili ve sarsıcı
olay örgüsüyle okuyucuyu derinden etkileyen bir eser. Fugui’nin hayatta kalma mücadelesi, üst üste yaşadığı kayıplar üzerinden ilerleyen hikâye, soluksuz okutuyor. Ancak bu güçlü ve sade anlatımin içinde büyük bir eksiklik hissettim.KADININ SESİ YOK .Fugui’nin karısı, sadece "sabreden kadın" kimliğiyle çiziliyor. Sessiz, tepkisiz ve ahmakça bir itaatkâr…! kitaptaki kadın karakter, erkeğin hikâyesine hizmet eden bir figürden öteye geçemiyor. Yaşadığı derin acılar, katlandığı yokluklarda onun duygularına yer verilmiyor. Eğer bu roman, Fugui’nin karısının dilinden yazılmış olsaydı, olayların değil, duyguların seyri değişirdi. Acıya sabırla değil, öfkeyle, içsel direnişle yaklaşan bir kadın anlatısı; her dönemin kadınlarının da sesi olabilirdi.
Bu denli etkileyici ve duygusal gücü yüksek bir romanın erkek merkezli anlatımı, kadın karakterin derinliğini görmezden gelmesiyle eleştiriye açık. Bu romanın bir de onun dilinden yazılan versiyonu olmalı