KEMAL MUSTAFA AKINCI

KEMAL MUSTAFA AKINCI
@KEMAL1919
Vasat yazar; iyi okur.
10 Kasım
59 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
MUHALİF...
1980 askeri mahkeme duruşmasından başlayarak okuyuculara genç bir aktivist ve köşe yazarının işkencelerle dolu dört yıllık mahkûmiyetinden, dini ve siyasi geçmişinden bahsedeceğim. 1981 yılında askeri mahkeme tarafından yargılanmam, kışkırtıcı bulunan makaleler yazmam sebebiyle olmuştu. Sokrat’ın başına gelenlere benzer uygulamalara maruz bırakılmıştım. Mahkemeye götürülünceye kadar hakkımdaki suçlamaların bile ne olduğunu bilmeden hücreye kapatılmış, duruşmadan evvel bir avukatla görüşme ve savunma hazırlama haklarından mahrum kalmıştım. Askeri hâkimlerden önce bir askeri savcı tarafından yargılanmıştım. Davamı savunmak ve hakkımdaki ithamlara cevap vermek için sadece birkaç dakikalık zaman içerisinde doğaçlama olarak ağzımdan çıkanlar, ideallerime olan bağlılığımı yansıtmış ve beni muhaliflerin gözünde bir kahramana dönüştürmüş ve aynı zamanda özgür insanlar için de anlamlı bir örnek oluşturmuştu. “Atinalı hâkimler Sokrates’i ölüme mahkûm ettiklerinde hatalıydılar. Galileo’yu mahkûm ettiğinde ise engizisyon mahkemesi hatalıydı. Aynı şekilde siz de dini inançlarım ve siyasi fikirlerimden ötürü beni işkenceye ve hapse mahkûm ettiğiniz için hatalısınız. İki seçeneğiniz var: Ya beni hapse atacaksınız ya da istifa edeceksiniz.” O zamanlar konuşmamdaki ironinin farkında değildim. Arzuladığım teokratik sistem gerçekte baskıcı öğretilerden ve Orta Çağ kalıntılarından meydana geliyordu. Bu sistem özgür düşünebilen herkesi kâfir ve mürtet sayarak, ağır cezalara maruz bırakıp, dünyayı da özgür düşünenler mezarlığına dönüştürmekten başka bir işe yaramazdı. Bu sistemin, rüyalarımın sisteminin, beni düşüncelerimi özgürce ifade etme şansından yoksun bırakacağının farkında değildim. Aslına bakılırsa rüyalarımdaki devlet şu an kendisine karşı mücadele ettiğim devletten bile daha
Hukuk
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu yüzden sitemliyim şiirlerime...
Hayatın benden aldıklarını unutabilmek ve daha fazlasını benden alamasın diye usulca,usulünce ama usumu kaybederek sokuluverdim şiirin merhametine. Ama şiir de hayat gibiymiş. Her şiir beni suçluyor gibi. Her şiirde kendimi bulmak yerine kendimi kaybettiğimi fark ettim. Yazdıkça sözcüklerin günah keçisi gibi hissediyorum kendimi. Suçlayan, suratsız, karamsar, umutsuz ve kimsenin sahiplenmek istemediği tüm kelimeler şiirlerime üşüşmüş, üşüşmekte. Oysa ‘’umut’’ tazelemek için bulaşmıştım bu işe. Ama olmadı. Bu yüzden sitemliyim şiire. Söyleyin bana, dar olan kelime dağarcığım. Öğrenmek istiyorum. Ben ne kadar keçiyim? VE SİZ NE KADAR YAHUDİSİNİZ?