Okuduklarımdan seçtiklerimin Arşividir bu Hesap...
İnternette bilgi çöplüğünde kaybolma; aç bir kitap....
Dünyada en güzel mekân, bir atın sırtıdır. En hayırlı dost da şu zamanda kitaptır...
Çünkü ergenler, bizim düşündüğümüzden çok daha kırılgan; bizim fark ettiğimizden çok daha yalnız ve aslında yönlendirilmeye her zamankinden daha açıktır. Ebeveynleriyle bağları kopan ergen, zararlı bir çevrenin yönlendirmesine açık duruma düşebilir.
Zaten insan, hayatı olduğu gibi değil, baktığı gibi görür. Gönül düzelirse, bakış güzelleşir. Kâinata ibret nazarıyla bakarak, lisanlara dualar doluşur.
Adem Aleyhisselâm ile Havva validemizin cennette yaklaşmamaları emredilen ağaç kıssasını biliriz. Bu kıssada, insana dair derin bir olgu vardır. “Şu ağaca yaklaşmayın!” ilahi emri ile başlayan bir süreç…
.........
“Benim ağacım ne? Benim ağacım hangisi?”
Çünkü herkesin hayatında yaklaşmaması gereken, yaklaştığında yanılgıya düşüren bir ağacı vardır.
Kimi için dünya sevgisi, kimi için hırs, kimi için kibir…
Kimi için makam-mevki sevgisi, kimi için para… Liste uzar gider.
İnsan, ağaca meyillidir. Asıl marifet bu meyli yok etmek veya en aza indirmektir. Dünya tarlasında, bu ağacı büyütmek, oldukça kolaydır. Onu sulayan, besleyen, süsleyen bolca malzeme mevcuttur.
Tekrar soruyorum:
“Senin ağacın hangisi ve o şimdilerde ne hâlde? Onunla samimi bir arkadaş gibi mi yoksa mesafeyi özenle koruyan son derece temkinli, yaklaşırken her adımını tartan bir ceylan gibi misin?”
Cevâmiu’l-Kelim: Sözün Cem Edilmiş Hâli
Hadis ilminde ve edebiyatta geçen bu tabir, “az, öz sözle çok anlam taşıyan veciz ifadeler” için kullanılır. Bir kelime, bir dünya; bir cümle, bir hakikat taşır bazen. Böyle derin, yoğun ve hikmet yüklü ifadelere cevâmiu’l-kelim denmiştir.
“Ben cevâmiu’l-kelim ile gönderildim.” (Hadis-i şerif)