“Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale.Halbuki sen orda,şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın,kocaman gözlerin gerçekten var ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum
bile….”
“Ve tıpkı o eski acıklı hikayelerdeki yalnayak,karlı yollara düşmüş,yetim bir çocuk gibi bu yürek, mavi gözleri ıslak kırmızı ,küçücük burnunu çekerek senin bağrına sokulmak istiyor.”
“Ne güzel şey hatırlamak seni,yazmak sana dair, hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek: Filanca gün ,falanca yerde söylediğin söz, Kendisi değil edasındaki dünya…..”
“Hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.Sen evlendin ve oyunu bozdun.Bütün hayatım boyunca nasıl oynayabilirdim?Sen de dayanabildin mi?Sen de ürkütücü bir gerçekle bozdun oyunu.Herkesin belirli bir işle uğraştığı bu kocaman dünyada yalnız başına oradan oraya sürüklendin canım kardeşim benim.”