Olduğum gibiysem ve kişiliğim "olmak" tarafından belirleniyorsa, kimse benden bunu alamaz ve kişiliğimin yıkılması tehlikesi de doğmaz. Odak noktamı ve davranışlarımı yönlendiren güdüleri kendi içimde bulabilirim.
Kişiler kendi parmak izleri gibi öylesine farklı, bir kerelik ve çeşitlidirler ki, onları duygu ya da sezgi yoluyla bile tam olarak anlamak imkan dışıdır. Çünkü birbirinin aynı olan iki insan yoktur dünyada.
Ucuz ve sanattan uzak bir roman okumak gündüz hayal görmekten farklı değildir. Böyle bir kitap hiçbir üretici tepki doğurmaz. Tıpkı boş bir televizyon programı seyrederken, düşünülmeden atıştırılan çerezler gibi, bu roman da öylesine "yutulur".