Boş verin

Boş verin
Aşk, Ait olmadığı her yürekte gurbettedir. Mek
Tarlakuşu
Altısına bile girmemiş bu kızın, kış aylarında çıplak ayakla, üzerinde pılı pırtı, o şiş ve morarmış ellerindeki süpürgeyle hanın avlusunu temizlemesi, insanın içini sızlatırdı. O yörede ona «Tarlakuşu» adını vermişlerdi. Benzetmelerden hoşlanan halk, bir kuş kadar küçük olan, yaprak gibi titreyen, korkup ürperen bu zayıf kıza, bu adı uygun bulmuştu. O, gün doğmadan işe başlardı, bir kuş kadar erken kalkardı. Maalesef bu biçare «Tarlakuşu» asla ötmüyordu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Muhteşem! Sadece okuyacağım alıntı için zaman yok.
1815’te serbest bırakıldı. 1796’da, bir cam kırmak ve bir somun ekmek çalmak suçundan tutuklanmıştı!..
Çok alıntı yapılacak bir kitap...
«Çok mu acı çektiniz dostum?» diye sordu. «Ah, hem de acılar! Üzerinizde o kırmızı kazak, ayaklarımızda pranga, uyumak için bir tahta parçası. Sıcakta, dondurucu soğukta zorlu işler, yok yere kırbaçlanma. Hücreye kapatılma. Hasta yatarken bile o zincir. Köpekler, köpekler bile bizden daha şanslıdır. Tam on dokuz yıl. Bugün kırk altı yaşındayım, bütün gençliğim heder oldu. Yetmez gibi bir de şu sarı kimlik, işte...»
Edebiyat
Tavanı var mı? Bence yok! Ama güzel teşbih
Tavanı gökler olan bu ensiz avlu, yerine göre en hoş eserlerinden, en yüce işlerinden ötürü Tanrı’ya tapınmak için yetmez miydi? Sahiden de hepsi burada değil miydi? Başka ne istenebilirdi?
Edebiyat
Piskopos!
Kimi zaman durup, çocuklarla şakalaşır, genç anneleri bir gülümseyişle selamlardı. Yanında para var ise yoksulları ziyarete gider, cüzdanı boş kaldığında ise zenginleri görmeye giderdi.
Edebiyat