“Başkalarının beklentisi doğrultusunda şekilden şekile giriyor, renkten renge bürünüyorduk. Büyüyün diyorlardı, büyüyorduk. Parlatın kendinizi diyorlardı, parlatıyorduk sessiz bir telaşla. Bizi, önce görmek istedikleri gibi şekillendiriyor, sonra da sanki dünyada eşimiz yokmuş gibi övüyorlardı.”
“Kızların kaderini kimse umursamıyordu. Onları sevmeyen bu ülkede herkes tarafından terk edilmişler, cehalete ve boyunduruk altında yaşamaya mahkum edilmişlerdi. Gerçek buydu..”