Kevser işte; uyur, okur, yer, okur, aşık olur, okur, üzülür, okur, sevinir, okur, şarkı söyler, okur, gülümser, okur ve biraz daha yazıp ardından okur.
Kötülüklere düşkün olanlar için dünya hayatında uzun süre kalmak günahları artırmaktan başka bir netice vermez. Dün geçirdiğiniz ömür bugünkü varlığınıza göre bir "hiç" değil midir?
"Hanım, bugünün en medeni sandığımız milletler, zoraki bir eğitimle yaşıyor. Çünkü özgürlük, eşitlik ve tam bir kardeşlikle mutlu bildiğimiz memleketlerde hükümet, kanun, mahkeme, hapishane, cezalar, idam var. Bunlar niçin var? Çünkü kaldırılırsa insanlar birbirini yer. Her yerde, "E-hükmü limen galebe" doğa kanunu açıktan açığa hüküm sürer."
"Şimdiki Medeniyeti öyle nitelendiriyorsunuz ki bana Ortaçağ'a geri dönmüşüz gibi geliyor."
"Bence iki zaman arasında aslında büyük bir fark yok gibidir."
"Aman, ne diyorsunuz!"
"Hanım bu zamanın prangaları, kelepçeleri, zincirleri, giyotinleri, darağaçları bir müzeye konulduğu zaman Ortaçağ'ın işkence aletleriyle bunları karşılaştıracak başka bir çağın insanları, aralarında pek büyük bir fark bulamayacaktır zannederim. Şimdiki en medeni şehirlerde, kimsesiz yurtlarından, yoksul sığınaklarından fazla hapishanelere rastlanıyor."