*Başkaları bundan rahatsızlık duymuyor gibiyidi.Yada en azından bu konuyu kendiliğinden asla açmıyorlardı.Benim boğazım düğüm düğümdü.Onların arasındaydım ama yalnızdım.
*Bana diyorlardı ki kırmızı cübbelilere hak vermenin en iyi yolu mahkumiyetleri onların tekerine bırakmaktır.
*Ama o zaman bende diyorum ki bir kez göz yumuldu mu vazgeçmek için bir neden kalmaz.Bana öyle geliyor ki tarih beni haklı çıkardı. Bugün kim daha fazla öldürürse, o en büyük. Herkes öldürme çılgınlığına kapılmış ve ellerinden başka türlüsü gelmiyor. ne olursa olsun benim derdim akıl yürütmek değildi, o kızıl baykuştu, o berbat hikayeydi.
MAHUR BESTE
"Fikirlerimiz,onları taşıyacak kudrette olduğumuz nispette bizimdirler."
Herkes hayatına dokunacağına inandığı sözlerin altını çizer.En çokta gerçekleştirmek istediğimiz hayellere ışık tutan cümlelerin.Benimde altını çizdiğim ,yüksek sesle içimde tekrar tekrar çizdiğim cümle bu oldu.
Bu kitab belki çok ufuklara açılmamızı sağlamamış olabilir.Ama dikkatimi çeken yazarın bu yarım bırakışları oldu.Yarım bırakmanın da bir nihayet olduğunu bilmek.
Bununla birlikte tüm yarım bıraktığımızı düşündüğümüz şeylerin aslında sona eren birer anılar olduğunu bilmekle bir perspektif yakalattı.Hepimiz fıtraten yarım bıraktığımız şeylerin tam olma hırsı ardına koştuğumuzdan bitap düşüyoruz. Herşeyin tam olamayacağını ve yarım kalmışların bir bitmek olduğunu bilmenin bi rahatlığı geldi üzerime diyebilirim.
Evrenin Ruhu, bir düşü gerçekleştirmeden önce yol boyunca öğrenilen her şeye değer biçer.Bize karşı kötü duygular beslediği için böyle davranmamaktadır. Düşümümüzü gerçekleştirmemizin yanı sıra, ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi istemektedir ama insanların çoğu işte bu anda vazgeçerler.