K

8/10
·212 syf.··
2018 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2018 16:29
Turgenyev'in romanlarının bittiği gün  sadece biten kitabı düşünmeye başlıyorsunuz. Beyninizi ele geçiriyor ve sadece o roman kalıyor aklınızda. Ham Toprak'ı okuduğumda böyle hisssetmiştim ve Duman'da aynı çizgiyi devam ettiriyor. Bildiğimiz kitaplar gibi düz bir zaman çizgisinde ilerlemiyor roman, arada yapılan geçmişe dönüşlerle her karakter daha net bir şekilde gözler önüne seriliyor. Beş sayfa önce hiçbir şey ifade etmeyen İrina beş sayfa sonra Litvinov için hayati bir karakter olarak yer alıyor Duman Rus burjuvasını küçümsemek içün yazılmış bir roman ancak kesinlikle sadece bundan ibaret değil. İrina sanırım Rus romanlarında kötü karakter olmaya mahkum olan kadınlardan biri. Ben onu en çok Beyaz Geceler'deki Nastenka'ya benzettim. Tam olarak kızıp sinirlenemediğiniz zaafınız olan insanlar gibi Litvinov'da asla tam olaeak küsmedi ve kızmadı İrina'ya... SPOİLER!!!!!! Kitabın sonunda Litvinov trende giderken her şeyin geride kaldığını ve aslında o kadar büyütülen şeylerin -zenginliğin, siyasetin, söz sahibi olmanın hatta tutkunun bile-  bir dumandan ibaret olduğunu fark ediyor. Rus romanları genellikle mutsuz sonlarla biter ancak bu roman ne tam mutlu ne de tam mutsuz bitti. Karakterler bir süre mutsuz olduktan sonra mutlu olmayı hak ettiler bence yazarın gözünde. Tabi ki İrina hariç.
DumanIvan Turgenyev · İş Bankası Kültür Yayınları · 20121,385 okunma
Reklam
10/10
·192 syf.··
2018 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2018 15:31
Kitap bitti ve ben şimdi ne okudum ne ara bitti diye düşünmeye başladım. Kitabı okurken sanki bir Türk yazar yazmamamış gibi geliyor size. Çünkü alışılmamış bir teknikle kurulmuş cümlelerle C.'nin kafasında uçuşan fikirlerin içinde geziyorsunuz  Aylak Adam'ı okuduktan sonra bir süre aylaklık yapmayan kimse yoktur bence. Markette insanları gözlemlemeye başlayıp hmm bunu alıcak buradan geçicek diye düşünmeye başlarken buluyorsunuz kendinizi. Ama yazarın da söylediği gibi aylaklık zor iş. Kafanızın durmadan çalışmak zorunda olması, beyninizde cirit atan fikirler sizi gerçek hayattan koparabilir. Aynen adını asla öğrenemediğimiz karakter C. gibi... C. kendisi gibi olan aylak bir kadın aramaktadır aslında. Kendisi gibi üç odalı bir ev ve mutfağın mutlu olmak için yetmeyeceği bir robot gibi yaşamaktan hergün aynı şeyleri yapmaktan hoşlanmayan biri... Kitabın en sevdiğim bölümü C.'nin geçmişine gidildiği bölümlerdi. Burada biraz da olsa C. nin neden öyle tuhaf davrandığını, rüzgarda savrulan tek bir yaprak gibi yaşamasının cevabını bulabiliyorsunuz. Kitap bilinç akışı tekniğiyle yazılmış. Bu teknikte karakterlerin kafasından geçen fikirler daha yoğun bir şekilde yer alıyor. Benim gibi bu tekniğe  alışık değilseniz en başlarda zorlanabilirisiniz.  Ancak intenetten konu hakkında biraz araştırma yapmanız ve bu şekilde yazılmış kitapları daha fazla okumanız anlamanıza yardımcı olabilir. SPOİLER!!!!!!!!! B'nin C. ile asla doğru düzgün karşılaşamaması bence güzel bir fikirdi. Çünkü C. bence B. ile bile mutlu olamayacak kadar kendini hiçbir yere ait hissetmeyen bir insan. B.'nin ancak hayaliyle ya da B'ye aşık olabilme umuduyla mutlu olabilir.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
10/10
·344 syf.··
2018 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2018 19:51
Jack London 'ın her şeyden birazcık formülüyle hazırlanmış,  mükemmel kitabı Yıldız Gezgini. Biraz Adem'den Önce havası seziyorsunuz biraz da Zweig'in Stranç'ını... Darrel Standing idama mahkum olmuş bir suçludur. Sözde sakladığı dinamitlerin yerini söylemezse hapishane müdürü ona işkence etmekle tehdit eder. İşkence bir deli gömleğini sımıskı giymek ve içinde on gün geçirmektir. Buna katlanabilmek fiziksel ve psikolojik dayanıklılık gerektirir. Ancak bir süre sonra Darrel Standing dayanamayacağını fark eder. Yandaki hücrede kalan arkadaşı ona ruhunu bedeninden ayırabilceğini söyler ve nasıl yapılacağını ona öğretir. Bunu yapmak imkansızmış gibi gözükse bile kahramanımız başarır ve her yaptığında geçmişte yaşamış olan benliklerine birer yolculuğa çıkar. Yüzlerce hatta binlerce yıl öncesine giderek taş devrindeki insanların yaşamlarına konuk oluyorsunuz sonra biraz daha günümüze yaklaşıp Kore'de kralların prenseslerin dünyasına gidiyorsunuz. Darrel Standing'in geçmişe yaşayan beni en çok etkileyen benliği Daniel Foss. Onun  ısssız bir adada verdiği yaşam mücadelesini  okurken takdir ediyorsunuz. Benim kitapta en çok sevdiğim kısımlar hapishane müdürüyle mahkumun konuştuğu yerlerdi. Okurken bazen Prison Break izliyormuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Kahramanımızın geçmişe yaptığı yolculukların her biri ayrı bir roman olacak kadar konu barındırıyordu. Bu kitabı beğenenler Bir İdam Mahkumunun Son Günü'nü de okuyabilirler. Jack London sevenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
10/10
·304 syf.··
2018 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2018 15:11
Adı gibi sıradışı bir kitap ki zaten söz konusu Agatha Cristie ise sıradanlıktan bahsedemeyiz. Boby golf oynarken uçurumdan düşmüş bir adama rasltlıyor.Ölmek üzereyken söylediği don sözler kitabın adını oluşturuyor. Boby maktülün ceplerini karıştırırken çok güzel bir kadının resmini buluyor. Bu kişinin Evans olduğunu tagmin ediyor. Babası çok disiplinli olduğu için yetişmesi gereken yerler var bu sebeple maktülün başında beklemesi için başkasıyla anlaşıp hemen gidiyor. Aradan zaman geçiyor ve gazetede çıkan resimde maktülün cebindeki fotoğrafın değiştirildiğini fark ediyor ve tuhaf bir şekilde birileri onu öldürmeye çalışıyor. En komiği de şu ki Boby neyi bildiğini bile bilmiyor. Ve peşinde neden katiller olduğunu da... Gerçek gözünüzün bu kadar önündeyken nasıl bunu fark etmediğinizi düşünüp afallayabilirsiniz. Bir şeyi saklamanın en iyi yolu onu göz önüne koymaktır diyor Sherlock Holmes. Agatha Crisite de romanında bu taktiği kullanıyor. On Küçük Zenci'yi ayrı tutarsak okuduğum en iyi Agatha Cristie kitabıydı. Frankie çok sevdiğim bir karakterdi. Kitaplardaki Leydiler genellikle malikanelerinde takılan suya sabuna dokunmayan tipler oluyor. Ama Frankie'nin içinden bir dedektif çıktı resmen. Poirot'un eksikliğini hissettirnedi bana. SPOİLER!!!!! Frankie ile Boby'nin kitabın sonunda evlenme planları yapmaları açıkçası biraz sıradan geldi. Kitaptaki tek sevmediğim kısım bu oldu.
Neden Evans'a Sormadılar?Agatha Christie · Altın Kitaplar · 2011685 okunma
10/10
·520 syf.··
2018 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2018 14:24
Bana göre Jack London'ın en iyi kitabı Demir Ökçe'idi. Meğersem bu cümleyi bu kadar rahatça kurabilmemin sebebi Martin Eden'i okumamış olduğum gerçiğiymiş. Dostoyevski için Karamazov Kardeşler ne ise bence Jack London için de Martin Eden o kesinlikle. Kitabı etkiyelici kılan en önemli unsur ise bir kısmının birebir Jack London'ın kendi hayatı olması, gerçek okması. Eğitimsiz  olan  ama asla cahil bir insan olmayan denizci Martin Eden sevdiği kadın için ünlü ve statü sahibi bir yazar olmayı kafasına koyar. Yeteneklidir ve kendisine olan inancı tamdır. Ancak yazar olmak o kadar da kolay bir iş değildir. Herkesle ve her şeyle  mücadele etmek zorunda kalır. Açlıkl,a ev sahibi kardeşinin kocasıyla, açlıkla, parasızlıkla...  Ee büyük mücadekeyi de kalıplaşmış fikirleri olan dergi editörleriyle verir.36 saat aç kalıp bazı günler posta pulu parası bile olmadığı için yazfığı eserleri dergilere yollayamaz. Çevresindeki hiçkmse ona inanmaz. Sevdiği kadın Ruth da buna dahil. Martin olabildiğince az harcama yaparak az yiyerek çok çalışarak kendine kitap okuyacak, hikayeler yazacak zaman yaratmaya çalışır. Hatta o kadar ileriye gider ki bu konuda günde dört saat uyumaya başlar sırf daha çok kitap okumaya zaman ayırabilmek için. Düşünsenize çevrenizde kitap okumaya zaman bulamayan onlarca işsiz insanı ve bir çamaşırcıda köle gibi çalışrçırken bile kitap okumaya çalışan Martin'in  fekarlığını... Yazmadan edemiyorum Ruth sen çok sinir bozucu bir karaktersin. Okurken bile saç baş yoldurtacak cinsten. Durmadan düzenli iş bulmalısın Martin deyip bik bik ettin. Halbuki bir insanı en iyi anlayacak kişi onı sevenlerdir. Ama sen bunu yapamadın .Kafanda yarattığın idealize etğin Martin Eden'a aşık oldun. Birssenden en sevdiğim karakter ve Martin'i anlayan tek kişiydi Bakış açısındaki
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Reklam