Politika yapacaksan yap , dine inanıcaksan inan , yazmak istiyorsan yaz , ama hep kendin için. Gerçekçi ol. Gözünü kapamayı bil , yetinmeyi bil , sadece ulaşabileceğini umut et. Canını sıkan, seni mutsuz eden çözümsüz işlerden uzak dur. Cesaret mi unut. Özveri mi dedin, sakın ha. Adalet , güldürme beni , o çok eski bir palavra. Aklını başına topla , kahramanlık aptallıktır.
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
"Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim."
"Benzinimiz yeter mi ki?"
"Yalancıktan doldurursak yeter"