📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bekleyiş; yolculuk mefhumunda üstünde çok az durulan veya hiç durulmayan ayrıntı. Oysaki duygu ve düşüncelerin en yoğun yaşandığı zaman dilimlerinden. Kalmak mı zor, gitmek mi ikileminin tüm sinir ve stresiyle ayyuka çıkar. Geride bırakılanlara ayrı, varılan yerde karşılaşılabilineceklere ayrı dert yanılır. Zihin tüm mesaisini yaşanıp yaşanmayacağı meçhul olasılıklara harcar.
Her durum gibi alacalı bulacalı ifadelerle tanımlanmaya çalışılsa da istisna sayılmaz. Nedeni ve nasılı değişkenlik gösterse de onu tecrübe etmeyen yok gibidir. Taşınacakken, öğrenim için uzaklara gidecekken, tayin çıkmışken, önemli haberler beklerken, kritik kararlar vermenin eşiğindeyken, hayata yeni bir pencere açılmasının eşiğindeyken, vs. derken, bekleyişin esaretine kapılmamak imkânsız.
Hayatın her döneminde ve herkesçe tecrübe edilebildiğinden olsa gerek, bekleyiş mefhumunu içermeyen hikâye yok gibi. Ancak, sadece ve sadece bekleyişin esaretine ve yarattığı buhrana adanmış çok fazla hikâye de yok.
Cemalettin Sipahioğlu
İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/kizil-...
1975 doğumlu Amerikalı bilimkurgu yazarı Howey, ülkemizde ve tüm dünyada incelememe de konu olan, sırasıyla seriye de adını veren ilk eseri Silo (Wool), Vardiya (Shift) ve Toz (Dust) olmak üzere üç kitaptan oluşan üçlemesiyle tanınıyor. Hayali olan yazarlığa girişmeden önce yat kaptanlığından ses teknisyenliğine kadar farklı işlerde çalışmış deneyimli bir insan kendisi. Zira bu deneyimini yarattığı dünyadaki siloların hayatlarında ve iş kollarının detaylarında da görmek mümkün. Zaten kendisiyle Kayıp Rıhtım’da yapılan röportajdan da anladığımız üzere hikâyenin arkasındaki fikir, hayat tecrübesiyle oldukça bağlantılı.
Hayaline ise doğrudan roman yazarak değil, serinin temelini atan uzun yolculuğun habercisi kısa bir hikâyeyle başladı. Bağımsız yayıncılığın özgürlüğünü arkasına alarak Amazon’un doğrudan yayıncılık sistemiyle internet üzerinden e-kitap olarak yayınladı. Yazdığının ses getirmesi ve beğeni toplamasıyla birlikte dünyasını genişletmeye novellalar yazarak devam etti. Sonradan bunları birleştirerek roman hâline getirdi.
Cem Altınışık
İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/wool-s...
Öncelikle kitap hakkındaki genel fikrimi bir öz olarak söyleyecek olursam; bildiğim, aşina olduğum olayları, kişileri yeniden yaratma fikrini heyecan verici buldum. Tarihi kişileri, mekânları kurgusal bir dünyada izlemek hem içinde sıkıştığımız gerçek dünyayı hem de değiştirmek isteyip dokunamadığımız geçmişi ve onun içindeki kişileri benim için daha çekilir hale getirdi. Kültürel değerlerimizin ve coğrafyamıza dair eski inançlarımızın fantastik bir maceraya konu olması sevindirici. Türün edebiyatımızdaki gelişmesine böyle adımlar vesile oluyor. Bu açıdan sevindirici bulduğum Kaosun Kalbi, yer yer hakim olan iç karmaşasıyla, ana karakterimiz Tibet’in dramatik davranışlarıyla beklentimi bir parça karşılıksız bıraktı.
Kitabın ilk cümlesi beni Kafka’nın (fikrimce) hayranlık uyandıran kurguya sahip olan kitabı Dönüşüm’ün ilk cümlesine, Gregor Samsa’nın şaşkınlığına götürdü. Sarıdoğan’ın, “Sultan Süleyman bir gece bunaltıcı düşlerinden uyandığında karşısında devcileyin bir evliya buldu,” sözleriyle başlattığı macera, Dönüşüm’e soluk bir işaret bırakıyor: “Gregor Samsa, bir sabah, korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini korkunç bir hamam böceği olarak buldu,” “Dönüşüm” kelimesini bir tema olarak benimseyip tarihi dönüştürdüğüne, değiştirdiğine dair teorilerimi bir kenara bırakmam gerek.
Elif Şeyda Doğan
İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/kaosun...