Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Ahmed Arif
Spoiler içerebilir*
Sabahattin Ali, Raif Efendi üzerinden öyle bir sessizlik anlatıyor ki, kelimelerden çok kelimelerin arasındaki boşluk konuşuyor. O boşlukta ise yıllarca susturulmuş duygular, yarım kalmış cümleler, cesaret edilememiş adımlar var. Maria Puder, nadir rastlanan bir gerçeklikte çizilmiş: Ne tam ideal bir kadın, ne de ulaşılmaz bir hayal… O, Raif’in gördüğü, yalnızca onun görebildiği bir kadın.
Bu kitap, büyük bir aşk hikâyesinden çok, insanın kendine, hayata ve duygularına geç kalışının hikâyesi. Raif Efendi’nin sessizliği, her seferinde insanı derinden acıtıyor.
Okurken fark ediyorsunuz ki asıl acı, sevememek değil; sevdiğini söyleyemeden yaşlanmak, ölmek.
İnsan bazen hayatı boyunca bir tek kişiyi sever ama o sevgiye dokunacak gücü bulamaz.
Kitaptan alıntı** “Yalnızca bir insanı sevdim o da zaten beni sevmedi”
Yusuf Çifçi