Önce toplar gök gürler gibi kaleyi dövmeye başladı.
Onların ardından gaziler hücuma geçtiler. Aşağıdan ve yukarıdan ejderhalar gibi silahlar birbirlerine girdiler. Oklar atılıp yaylar çekilirdi. Mızraklar, kılıçlar Can alıp, Sancak göğe el açıp yere ulaşmak için can alırdı. Tuğlar baş açıp, kafirler yenilsin diye dua ederlerdi. Zurnalar talb ve nakkareler ve köseler İslam askerini harbe teşvik edip kalb kuvveti verirlerdi.
Kale halkı kazanlarla kızgın yağları, gaziler üzerine boşalttılar ise de Osmanlı Dilâverleri yanan ateşe girer gibi yüz çevirmedediklerinden fayda etmedi. Cihan'ı süsleyen Güneş bu olayı görmek için henüz Ufuk yerine ayak basmamıştı ki başarıya götüren Hikmet saba rüzgârıyla gözüküp, Zafer rüzgârı ' Andolsun ki Allah size bir çok yerlerde yardım etmişti (Tevbe suresi ayet 25) esiş yönünden nefeslenip esti...