evren

evren
Kayra dinliyorum
"o yüzden değil mi ki, dışını böyle süsleyerek içindeki boşluğu gizliyorsun."
Sayfa 13 - (¬‿¬)
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kanser ve benzer ölümcül hastalıkların ilerleyiş süreçleri birbirinden farklıdır. Hepsi farklı yolu izlese de yavaşça ve acımasızca vücudu ele geçirirler. Nedendir bilinmez, sona doğru yaklaşıp, artık her şey bitti dediğin anda, aniden bir gün sanki yokmuş gibi davranır. Hastalığı olan kişi kendini iyi hisseder, etrafındakiler onun iyileşmeye başladığını düşünür. İşte o zamana 'son güzel gün' denir. Katilinin sana son hediyesi... Bu sana sevdiğin her şeyle vedalaşmanı isteme şeklidir aslında. Çünkü o günden sonra hissedeceğin tek şey acıdır."
1000Kitap
"Kendini çok genç hissediyordu; aynı zamanda da inanılmaz yaşlı."
Yemin ederim ben ya! (✿◕‿◕✿)
1000Kitap
Öylesine.
Ben klasik Türk dizilerinden, anlamsız pop şarkılardan, dedikodulardan, kötülüklerden epey uzakta büyüdüm. Kelimelere anlamlar yükledim, sadece benim anladığım bir dil buldum, suya sevgi dedim, çiçeğe umut. Ve benim hayatımdaki ilk çiçeğim çok sudan öldü, bir daha çiçekleri sevmedim. Kalbim en çok, umutlandığımda kırıldı, bir daha umut beslemedim. Güneşin bana gülümsediğine, ay dedenin beni duyduğuna ve yıldızlardan birinde bir evim olduğuna inandım. Gecenin bir yarısına kadar uyumadım. Güneşin doğuşunu ilk ben görmek istedim, çok uykum geldi ama ışıklar söndükten sonra hayal ettiklerim gelirdi, uyumak imkansızdı... Ayaklarımdan tutup beni kaçırmasınlar diye, top gibi yusyuvarlak olacak kadar çekerdim ayaklarımı kendime. Hırsızların pencereme halat atıp beni kaçırmasından korkardım, basit ve klasik korkularım vardı, herkesten biriydim, değil mi? Kırlarda çok koştum, yaz tatillerinde, ilk düşüşümde ağlamazdım bile "Evet." derdim, "İlk düşüşüm, biraz acıdı, kış boyunca unuttum düşmeyi, bir sonrakiler acıtmaz." Çeşme başında öğrendim sabrı, çeşmenin ağzını tıkar 15 saniye sayardım ve hemen şişemi koyardım, güya daha çabuk doluyordu o zaman! 10 litreyi birlikte taşıyabildiğimde nasıl da büyümüştüm kendi gözümde! Çok düştüm oluğun içine , annem dövecekti işte, düşmesem ne olurdu ki? Bir civciv kaçırdım birinden ve sesi duyulmasın diye şarkılar söyledim, büyüdü çilli bir horoz oldu. O çiçek ilk ve son çiçeğimdi, o horoz ilk ve son horozum. Bir daha sevmedim, bir daha çeşmeye gitmedim, e oluğa da düşmedim, kasabanın erkeklerine de sataşmadım, kandırmışlar beni, cesarete gelip, gittim ısırdım ineklerden birinin kulağını, benim olacaktı hani? Olmadı. Ağaçlar selamımı hiç almadı, rüzgar saçlarıma bir daha dokunmadı öyle, üzüldüğüm şeyler tatlı oyunlarımdan ayrılmakla
1000Kitap
"Hayat, her iki cinsiyet için de çetin ve güçtü, tükenmek bilmeyen bir mücadeleydi."
Sayfa 45 - Burayı kimse okumuyor diye kafama göre takılıyorum, lütfen okuyacağınız tutmasın.
1000Kitap