kafa rahatlığının sırrını veriyorum. hiçbir olayı şahsi algılama. direkt sana söyleneni bile. söyleyenin söylesi varmış, sana denk gelmiş. takılma. hayatta yaşanan her şeyi film seyreder gibi izleyip yabancı ve üstten bakarak
"enteresan" de, üstüne de fıstıklı ekler ye. bilimsel.
Alıntı
Her şey o ilk halsizlikle başlar ama bir kadın asla "Ben hastayım" deyip yatağa atlamaz; önce evi bir düzene sokması, çamaşırları makineye atması ve akşam yemeğini organize etmesi gerekir. Ateşi 38’e vurduğunda bile "Şu tozları da alayım öyle bayılırım" motivasyonuyla hareket eden gizli bir süper kahraman gibidir. Yatağa girmeyi başardığında ise o meşhur battaniye katmanları devreye girer; dışarıdan bakıldığında yatakta bir insan değil, sadece dev bir nevresim dağı ve tepesinden çıkan bir topuz saç görünür. Kadınların hastalık dönemindeki en büyük yardımcısı nane-limon değil, o meşhur "topuz"dur; o saç ne kadar karışıksa, hastalık o kadar ciddidir.
İlaç içme aşamasında ise tam bir laboratuvar titizliği sergilenir; prospektüsler satır satır okunur, yan etkiler ezberlenir ve o vitaminler, sanki bir gençlik iksiriymişçesine büyük bir ciddiyetle yutulur. Eğer bir kadın "İyiyim ben, bir şeyim yok" diyorsa, bu aslında "Şu an ölmek üzereyim ama kimseye muhtaç olmak istemiyorum" demektir. İyileşme belirtisi ise çok nettir: Eğer yattığı yerden kalkıp evin dağınıklığına söylenmeye, "Ben yatarken buralar ne hale gelmiş!" diye hafiften sesini yükseltmeye başladıysa, virüsler valizini toplamış demektir. Çünkü bir kadının iyileştiğinin en büyük kanıtı, mutfaktaki bulaşıkların varlığını yeniden dert etmeye başlamasıdır. Henüz o aşamada değilim :(
Kaybolan Yusuf döner Kenan'a bir gün; gam yeme.
Gör şu mahzun ev olur tekrar gülistan; gam yeme.
Ey gönül, isler düzensizlikten elbet kurtulur, Dertliler kalmaz perişan böyle her an; gam yeme.
Gerçi birkaç gün felek sapmis gider, hep ters yöne, Her zaman arzuna dönmez çünki devran; gam yeme.
Bülbülüm, kırlarda tekrar taht kurarsin, gün gelir, Tek ki sag kal, kopmasın ömrün bahardan; gam yeme.
Selgötürmüş yıkmış varlığın; mahveylemis.
Nuh eğer kaptansa, korkma olsa tufan; gam yeme...
Hafız-ı Şirâzi
"Bundan fazlasını söylemeyem, dediklerimden hala bir şey anlamadıysan sen bu kitabi okumayı bırak" diyor Gazzâli Miskâtu'l-Envâr'in önsözunde.
Yalnizca kitaplar için değil. Denkliğin ve ahengin olmadığı 'konussam tesiri yok eşiğindeki her bağ, her şey için harika bir ikaz. Zeynep Merdan