Kdfn

En aşağılık davranışlardan biridir. İnsanın ahlakini istismar etmek. Cömert olur, Ama onu sömürürsün. Hosgörülüdür. Ama sen ona yanlis yapiyorsun. Sana Güveniyor.. Ama sen onu aptal yerine koyuyorsun. Sorumluluk sahibidir. Ama sen yukünü artiriyorsun. Yumusak huyludur. Ama sen onu hafife aliyorsun. Patlayip dayanamaz hale geldiginde dersin; "Gerçek yüzü bu!" Hayir! Gerçek yüzü bu degil. Bu, senin hak ettigindir. Allah Teâlã buyuruyor ki; "Allah kötü sözün açikça söylenmesini sevmez. Sadece zulme ugrayan hariç." (Nisa/148) Bir insana zulüm mü ettin? Tepkisine katlan. Yaptiklarinin sonuçlarına katlan. Allah (cc); "Öfkesini yutanlar'" över. Ama baska bir yer de göyle buyurur; "Göze göz, dise dis. Yaralar için de kisas vardir. Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Mesulsun
“Bilmediğinden muâfsın , sormadığından mesûl tutuyorum seni.”
1000Kitap
"Kozamdan çıkarma beni, benim kanatlarım ateşten.. Uçarsam yanarım; bir daha küllerimden doğamam ben."
1000Kitap
“İki kalbin anlaşması ilkbaharı yüz yıl uzatır.” Jules Verne
1000Kitap
Keşke
Keşke yazmak ve okumak insanın ruhuna gerçekten dokunabilseydi. Keşke her okunan satır biraz utandırsa, her yazılan cümle biraz terbiye etseydi insanı. Ama bugün kelimeler şifa olmuyor; aksine çoğu zaman kişiliğin üzerini örten bir makyaja dönüşüyor. İnsan okuyor ama yüzleşmiyor. Yazıyor ama değişmiyor. Cümleler çoğalıyor, karakter incelmiyor. Bilgi var, hikmet yok. Duygu var, derinlik yok. Çünkü kelimeler içe doğru değil, dışarıya doğru kullanılıyor; anlamak için değil, görünmek için. Okumak artık ruhu besleyen bir eylem değil, egoyu doyuran bir süs. Yazmak ise insanı inşa eden bir yol değil, kendini aklama biçimi. Herkes konuşuyor, kimse susup dinlemiyor. Herkes anlatıyor, kimse kendine bakmıyor. Oysa kelime insanı ağırlaştırmalıydı, derinleştirmeliydi. Bugünse kelimeler hafif; insan onlardan da hafif. Ve bu yüzden, bu kadar çok yazılıp bu kadar az insan olunuyor.
Duygu ve Düşünce