KebabiaN

KebabiaN
@KebabiaN
Kontrol ve Dalga Teorileri ile ilgilenmekteyim, ayrıca Yenilenebilir Dalga Enerjisi üzerine çalışmaktayım. Sadece Bilim ve Felsefe ile alakalı kitapları okumayı severim.
Makine Mühendisi
Yüksek Lisans
Ankara
Ankara
17 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
10/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2018 00:06
Bundan tam 175 yıl önce bir adam “En yüce özü inkâr eden kişi için, o yüce öze hizmet edenlerin tümü, en azgın ateist de, en inançlı Hristiyan da dindar kişilerdir” dediğinde, bütün tepkileri üzerine çekmişti. Onun sözlerinden isabet almamış tek bir fikir erbabı bile yoktu. Sözleri en çok da özgürlüğün şövalyeliğine soyunmuş olanları sarsmıştı. İsabet alanlar kaleme sarıldılar. Fakat, kendisi ve fikirleriyle yüzleşmektense, yaralarını tarihin en bilindik ilacıyla onaracaklardı: Muarızını lânetleyip taşa tutmak! Kendisinden yüz çevrildi ve unutulmaya terk edildi. Bu adam, ancak özel mektuplarda ya da sohbetlerde kiminin “şeytani bir güç”, kiminin “tanıdığım en özgür ve dâhi yazar”, kiminin de “baklayı ağzından çıkarmış tek filozof” diye nitelendiği Max Stirner’dı. İsmi Stirner tarafından hiç anılmasa da, komünizm bağlamında isabet alanlardan biri de şüphesiz Genç Hegelci Karl Marx’tı. Alman İdeolojisi adıyla alelacele, oldukça hacimli bir Anti-Stirner yazan Marx, bu kitabını hiçbir zaman yayımlamadı. Stirner’in etkisiyle Hegel’den uzaklaşmış olsa da Feuerbach’la yakınlaşmıştı. Stirner ise, eleştirilerine cevap veren Feuerbach, Bruno Bauer gibi kişilerle kısa süren polemiklerin ardından fikri bir yalnızlığa itilecekti. Fikirleri sadece felsefe çevrelerini değil otoriteleri de rahatsız etmişti. Çok geçmeden, geçimini sağladığı öğretmenliği de kaybetti. Sefalet ve yalnızlık içindeki yaşamı sona erdiğinde Stirner henüz kırk dokuz yaşındaydı. Onun yeniden hatırlanması, kendisinden bariz şekilde etkilendiği halde adını özel bir sohbet dışında hiç anmayan Nietzsche’nin popülerleşmesi sayesinde olabildi. Asıl adı Johann Caspar Schmidt olan felsefe ortamlarının bu “güler yüzlü ama mesafeli” müdavimi, kendisine reva görülen her şeyi elbette sonuna kadar hak etmişti! Çünkü şu
Felsefe
Biricik ve MülkiyetiMax Stirner · Norgunk Yayınları · 2017475 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·137 syf.··
2018 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2018 18:31
Albert Bayet bu kitabıyla "bilim bize bir ahlak verebilir mi?" sorusuna yönelmek istemiş. Bu soruya da cevap verirken bir soru ile başlamak istemiş, "Ahlakın mı bilimi olur, yoksa bilimin mi ahlakı" sorusu ile. Bu kitapta en çok ilgimi çeken şey, yazarın bilim ile teknoloji arasındaki farka dikkat çekmeye çalışmasıdır. Halkın çoğu teknoloji ile bilim kavramlarını birbirine karıştırmaktadır. Bu noktada kitap konuya güzel bir açıklık getirmiş. Kitapta bir çok idealist yaklaşım bulunduğu için üslup benim pek hoşuma gitmedi, fakat Bilim-Teknoloji farkını güzel işlemesi bana bir şeyler katmış oldu.
Felsefe
Bilim AhlakıAlbert Bayet · Maviçatı Yayınları · 2017170 okunma
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2018 18:16
Carl Sagan bu çalışması ile ciddi edebi değeri olan bir kitap ortaya koymuş. Kitap çoğu zaman heyecanla insanı sürükleyen bir yapıya sahip. Konuları işlerken bölüm bölüm işleyip bu bölümleri yeri gelince birbirine bağlaması kitabı bir bütün olarak çok güzel muhafaza etmiş. Bilmediğim bir çok yeni şeyi de bu kitap sayesinde öğrendim. Ayrıca Sagan kitapta bahsettiği bilgilerin kaynaklarını da ayrıntılı vererek teorilerin hak sahipleri hakkında da bilgi veriyor. Şimdi kitaba verdiğim puan ile alakalı spoiler içerebilecek bilgi vereceğim. Kitapta C. Sagan, uzaylılar konusunu işlerken bazen çok canım sıkıldı, "niye bu kadar uzun uzadıya uzaylı gören insanlardan bahsediyor" dedim ve şu konu bitse diye içim içimi yedi. Fakat daha sonraki bölümde uzaylı konusunu cadılar konusuna bağlayınca Sagan'ın o konuyu neden bu kadar uzatmış olduğuna anlam verdim. Kitaptan puan kırmamın başlıca nedeni C. Sagan'ın birçok defa "Bilim ile demokrasi aynı kökendendir" demesi oldu. Sagan bunu derken hipotezine destek çıkacak elle tutulur hiçbir delil ortaya koymadı. Kitap boyunca bunu açıklamasını bekledim ama çok çok zayıf analojiler ile geçiştirir gibi yaptı. Bu sebeple kitaba verdiğim puan bir derece düştü.
Bilim
Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum IşığıCarl Sagan · Tübitak Yayınları · 20101,021 okunma
6/10
·217 syf.··
2015 1. kitabı
·
374 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2015 00:12
Bu kitap bir kaç sene (ya yazı tipi ya da puntosu hoşuma gitmedi emin değilim) kütüphanemde durdu kaldı. Daha sonra gözüme kestirip okudum. Açıkça söylemek gerekirse kitap hoşuma gitmedi. Geriye dönüp baktığımda kitabın hiçbir kısmının aklımda kalmadığını görüyorum. Bunun sebebi de muhtemelen kitabın çarpıcı söylemlere pek yer vermemesidir. Aslında imkanım olursa kitabı bir defa daha okuyup hakkını yeyip yemediğimi tekrardan gözden geçirebilirim. Eğer fikirlerim değişirse bu incelemeyi de akabinde değiştirebilirim.
Bilim
Büyük Bilimsel DeneylerRom Harre · Tübitak Yayınları · 2008122 okunma
8/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2018 00:13
Bu kitapta antik yunan medeniyetinden günümüze kadar gelen bilimsel gelişmeler özet şeklinde sunularak bilime bakış açımızın nasıl değiştiği konusunda fikir vermek amaçlanmış. Kitap amaçlandığı gibi fikir veriyor fakat ötesine gitmiyor. İçeriği ise gayet zengin, bir çok bilimsel disiplinin oluşumunu kronolojik olarak inceliyor. Bence bu kitap büyüklerden ziyade 10-15 yaş aralığına daha çok hitap ediyor. İleride bilimle alakalı bir meslek edinmeyi isteyen gençlere fikir vermek için ilginç bir kaynak olarak değerlendirilebilir.
Bilim
Bilimsel İlkelerin Küçük KitabıSurendra Verma · Tübitak Yayınevi · 201647 okunma