Yazar eserini otobiyografik türde kaleme almış. Ben kitabı tamamladığımda üç grup fikir oluştu zihnimde; yazarın özel hayatı, seyehatleri, sık sık ifade ettiği şahsi fikirleri.
Sevan Nişanyan özel hayatında eşleri ve ailesi için zor bir karakter, okul, iş ve akademik hayatında bazen bir dahi, bazen bir çılgın, bazense çok iyi bir demogog olduğunu söyleyebilirim. Seyehatlerinde fazlasıyla cesur olduğunu ifade etmek isterim.
Sevan Nişanyan'ın Cumhuriyet, Atatürk ve Türk tarihi hakkındaki fikirlerine katılmasam da kendisinin memleketimiz için büyük bir değer olduğunu düşünüyorum.
Akıcı, arı duru bir Türkçe ile yazılan kitabı özellikle gençlerin , hayatında ümitsizlik ve yılgınlığa kapılanların okumasını tavsiye ediyorum.
Çok fazla şey öğrenmişsin. Çok çeşit insan tanımışsın, farklı hayatlara girip çıkmışsın. Bir yer gelir, karşılaştığın herkes sana eksik gelmeye başlar. Ne kadar küçüktür dünyaları! Ne kadar uyduruk varsayımlar üzerine kuruludur yargıları! Ne kadar emin görünürler kendilerinden! Kimliklerini, folklorik bir kıyafet gibi üstlerinde taşırlar. Bu: solcudur. Şu: esnaftır. O: akademiktir. Öteki: mazlum Ermenidir. Beriki: üstün dünyaların Almanıdır. Seni de kendilerinden sayarlar, bağırlarını açarlar. Oysa sen onlardan değilsindir. Gittiğin her yerde "ben burada değilim" duygusuyla yaşarsın. Feci bir yalnızlıktır.
Çok bilen çok yalınır, doğrusu bu.