Kelam ı Mutena

Tabut
Tahtadan yapılmış bir uzun kutu; Baş tarafı geniş, ayak ucu dar. Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu, Yarın kendileri dolduracaklar. Her yandan küçülen bir oda gibi, Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış. Sanki bir taş bebek kutuda gibi, Hayalim, içinde uzanmış kalmış. Cılız vücuduma tam görünse de, Içim, bu dar yere sığılmaz diyor. Geride kalanlar hep dövünse de, İnsan birer birer yine giriyor. Ölenler yeniden doğarmış; gerçek! Tabut değildir bu, bir tahta kundak. Bu ağır hediye kime gidecek, Çakılır çakılmaz üstüne kapak?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
işim acele
Gökte zamansızlık hangi noktada? Elindeyse yıldız yıldız hecele! Hüküm yazılıyken kara tahtada, İnsan yine çare arar ecele! Gençlik... Gelip geçti... Bir günlük süstü; Nefsim doymamaktan dünyaya küstü. Eser darmadağın, emek yüzüstü; Toplayın eşyamı, işim acele!
Müslüman; aklını şirk ve şüphelerden arındırmadıkça iman sahibi, kalbinde Allah sevgisinden başkasına yer ayırdıkça mutmain; ruhundan kibir, haset, gurur, bencillik, kin kovulmadıkça da mümin olamıyor..
Olmaz olsun..
Gidene söven Geleni öven Garibi döven Güçlüyü seven Bu çağın düzeni Ah bu çağın düzeni Olmaz olsun Alçağın düzeni Kuduza pençe Taşa kelepçe Villaya peçe Konduya kepçe Bu çağın düzeni Ah bu çağın düzeni Olmaz olsun Alçağın düzeni Yarına safra Vurguna şifre Zengine sofra Fakire tafra Bu çağın düzeni Ah bu çağın düzeni Olmaz olsun Alçağın düzeni Koltuklar beleş Kuzgunlar leş Yiğide kalleş Kahpeye kardeş Bu çağın düzeni Ah bu çağın düzeni
Kurban Zamanı
Tuhaf zaman içinde Etraf duman içinde Bir varmış bir yokmuş Dağ baykuş, düz baykuş Yılan sürerken zirvemizde beylik Biz konamaz bir bölük kartal idik Havamız hicran Yuvamız hicran Dâvâmız hicran Biz ki, zehir bulutlarda devriye Bir müzmin nöbete yakalandık yavaş yavaş Lanet, gözlerine akmasın diye Kaş kesildik, bozkırın alnında, bir hilal kaş Boran yedik Kıran yedik Süzüldük, çözülmedik asla Ufuktan süremedi düşman Kahpe geldi mehter makasla Biçti bizden bir leş, bir pişman Ne bilirdik sadakat intihar imiş yalnız Nankörlük kovulmuş cehennemden yıldız yıldız Yükler fesat Kökler fesat Gökler fesat Sam yeli düşürdü bizi kendi semamızda kaçak Bayramlarda pusuya yattılar Ummaz idik bozkırın omuzlarını böyle alçak Üç beş damla ikbalde battılar Tuttular yüreklerimizi kadehler gibi
Edebiyat