"Resmi makamlarla olan ilişkilerin aşırı kolay yürü
düğünü bir kez daha hissetti. Adeta her türlü yükü taşıyorlardı, her
şeyi yükleyebilirdiniz sırtlarına, kendiniz tertemiz ve serbest kala
bilirdiniz. "
"hem kendisi için mücadelede yalnız değildi,
belli ki tanımadığı ama resmi makamların aldığı önlemlere baka
rak inanabileceği başka güçler de işin içindeydi. Yetkililer daha
en başından itibaren önemsiz şeylerde K.’ya kolaylık gösterdik
lerinden –zaten o âna kadar önemli bir şey de olmamıştı– küçük
ve kolay işlerde zafer kazanması olanağını elinden almışlardı, bu
olanakla birlikte onun bir parçası olan tatmin duygusunu da ve bu
duygudan doğacak, daha sonra daha büyük mücadelelerde başarılı
olacağını gösteren, haklı temele dayanacak güvenceyi de. Bunun
yerine K.’nın, köyün dışına çıkmamak koşuluyla istediği her yere
girip çıkmasına göz yummuşlardı, böylece onu hem şımartmışlar
hem güçsüzleştirmişlerdi, mücadele etmesine olanak tanımamışlar,
onu resmiyet dışı, anlaşılmaz, bilinmez, tuhaf bir yaşama mahkûm
etmişlerdi. Böylece, eğer hep tetikte olmazsa, günün birinde, yet
kililerin dostluk göstermesine ve kendisinin de aşırı kolay resmi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen, görünüşte
kendisine gösterilen teveccühe aldanarak, normal hayatında öyle
ihtiyatsız davranabilirdi ki çöküp kalırdı ve o resmi makam, yumu
şak ve dostça davranmaya devam ederek, kendi isteği dışındaymış
gibi yaparak ama K.’nın bilmediği bir kamu düzeni adına hareket
ederek ondan kurtulmak zorunda kalabilirdi."
" K.’da hep yolunu yitirdiği ya da yabancı
bir yerde bulunduğu duygusu vardı, sanki kendisinden önce hiç
kimsenin girmediği, havasının bile kendi memleketindeki havanın
tek bir zerresine sahip olmadığı, insanın yabancılık duygusuyla
boğulacak gibi olduğu o uzak ülkede anlamsızca baştan çıkarılarak
ilerlemekten, yolunu kaybetmeye devam etmekten başka bir şey
yapamayacaktı."