"Ama yaklaştığında şato onu hayal kırıklığına uğrattı, köy evlerinden
oluşan sefil bir kasabacıktı, tek dikkati çeken tarafı, belki her
şeyin taş oluşuydu; ancak binaların boyaları dökülmüş, taşlar da
ufalanmaya yüz tutmuştu."
"Beyler, Mona Lisa'nın sadece yüzü androjen olmakla kalmaz, ismi de erkek ile dişinin ilahi birleşiminin bir anagramıdır. Ve işte bu dostlarım, Da Vinci'nin küçük sırrı ve Mona Lisa'nın bilmiş gülümsemesinin nedenidir."
“İri kıyım bir adam, "Hey, Bay Langdon," dedi. "Mona Lisa'nın Da Vinci'nin kadın kılığında kendi resmi olduğu doğru mu? Bunun doğru ol duğunu duydum."
Langdon, "Bu doğru olabilir," demişti. "Da Vinci şakacı biriydi ve Mona Lisa ile Da Vinci'nin kendi yüzüne ait çizdiği portreler bilgisayarda karşılaştırıldığında önemli benzerlikler bulundu. Da Vinci her neyin peşinde olursa olsun," demişti. "Onun Mana Lisa'sı ne dişi, ne de erkekti. İçinde ince bir androjen mesajı var. Her ikisinin birbirinin içinde erimiş hali."
"Bir-nokta-altı-yüz-on-sekiz.
Başka örnek ister misiniz? Omzunuzdan parmak uçlarınıza kadar olan
mesafeyi ölçün, daha sonra bunu, dirseğinizden parmak uçl arınıza kadar
olan mesafeye bölün. Yine PHI. Başka bir tane ? Kalçadan yere kadar
olan mesafeyi, dizden yere kadar olan mesafeye bölün. Yine PHI. Parmak
eklemleri. Ayak parmakları. Belkemiği bölümleri. PHI. PHI. PHI.
Dostlarım, her biriniz Altın Oran'ın yürüyen birer armağanısınız."