Bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi, her seyi feda etti ona, dostlarını, emeğini hatta dürüstlüğünü fakat bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. Canı sıkılıyordu, hepsi bu, insanların çoğu gibi canı sıkılıyordu.
Hakikati arayacak her kim olursa olsun zulüm görecek. O halde karanlıklar içerisinde tembel tembel oturmalı mı? Yoksa hasedin ve iftiranın kendi meşalelerini yeniden yakmak için kullanacakları bir meşale mi yakmalı. Bana kalırsa, ben zehirlenme korkusuyla yemek yemekten ne kadar imtina edilmemesi gerekiyorsa, hakikatin de canavarlar karşısında o kadar saklanmaması gerektiğine inanıyorum.