K. Ferhat

K. Ferhat
Bizi nasıl bekliyorsa öyle karşılayalım hayatı.
Adalet Bakanlığı
İÜHF
Bursa
101 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
8/10
·140 syf.·
Beğendi
·
2017 1. kitabı
Dostoyevski ve onun ruh dünyası hakkında yapılagelen birçok tespite, diğer bir ifadeyle anlama ve anlamlandırma çabasına yönelik olarak sarf edilen nitelendirmelere bakıldığı zaman, bunların bir insanın duygu durum dünyası açısından alışılmışın ötesinde çeşitlilik arz etmekle beraber, kimi zaman taban tabana zıt olduğu ve onu ifade etmekte eksik yahut yanlış olduğu göze çarpmaktadır. Konunun soyut kalmaması açısından kendisi ve özellikle de psikolojik dünyası hakkında yapılan ve benim rastladığım ifadelerden olan; sadistliğe varan duygu yaklaşımları, Mazoşizm, Oidipus Kompleksi, Geschwind Sendromu ve sair tanımlamalar örnek verilebilir. Bu ifadelerin kimi yönlerden amacına ulaştığı görülmektedir ancak, Dostoyevski’yi ‘tanımlama’ noktasında yapılan bütün uğraşların her ne kadar bilhassa biz okuyucular açısından kıymetli olduğu yadsınamaz olsa da, bu amaca yönelik olarak yapılan yorumların kısır bir döngüde boğulduğu ve tabir yerindeyse ortaya çıkan neticelerin ölü doğduğu söylenebilir. Çünkü Dostoyevski her şeyden önce bir edebiyatçıdır. Popüler tabirle ilham perilerinden esinlenmektedir. Elbette bu söylenenler onun yazdıklarının geçmiş yaşamından bağımsız olduğu anlamına gelmemelidir. Hatta yazın dünyasına bahşettiği kitaplarının ana unsuru olan karakterleri arasında birçok benzerlik bulunmaktadır. Aynı zamanda bu tanımlamaları yapan neredeyse hiç kimse onunla bizzat görüşmemiş ve yaşantısına şahitlik etmemiştir. Dolayısıyla yapılan bütün tanımlamaların ekseriyetle yazmış olduğu kitaplarından ve kendisi ile geçmiş yaşamı hakkında anlatılan şeylerden beslendiği açıktır. Okuyucunun okumuş olduğu kitabın yazarı ve onun duygu dünyası hakkında yorumlar yapması, yazar ile kendi arasında fikirsel benzeşimler bulması bana göre, okuma faaliyetinin en ilgi çekici
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·372 syf.·
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Anlaşılıyor ki genel olarak biz insanlar tarihin seyri içerisinde, bedensel kolaylık sağlayacak araç gereçlerin gelişimi açısından bir hayli ilerlemiş olsak da, manevî dünyamızı oluşturan duygu, düşünce derinliği ve kapsamı bakımından gittikçe fakirleşiyoruz. Devleti oluşturarak ona hayat veren ve devamlılığını sağlayan insanlar ile devlet arasındaki münasebetlerin hangi suretlerle cereyan edebildiğinin, binlerce yıl evvel yazılmış bir kitapta böylesine ayrıntılı ve gerçeğe uygun öngörülerle açıklanması karşısında doğrusu şaşırmamak elde değil. Özellikle ulaşım ve iletişim alanlarında yaşanan gelişmeler neticesinde dünyanın, artık doğal engellerinin bir şekilde aşılabildiği, bağlantılarının kuvvetlendiği bir şehir hâline geldiğini söyleyebiliriz. Bu sayede farklı devlet yönetim anlayışlarının ne olduğunu, bu yönetimlerin egemenliğini kurarken, kullanırken ne tür yollar izlediğini ve bunun her yerde ve her zaman çoğunluğu oluşturan yönetilenler üzerindeki etkilerini inceleyerek anlamak kolaylaştı. Bu kolaylığa dayanılarak denilebilir ki modern insan hâlâ binlerce yıl önce yazılmış bu kitaptan faydalanıyor ve ilmî bakımdan daha ötesine geçemiyor. Hayat ileriye doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır. Bu anlama faaliyetinde bize yardımcı olacak en yararlı kaynak ise bana göre yazı yoluyla yok olmaya, çağlara meydan okuyan böylesi nadide eserlerdir.
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Puan vermedi·452 syf.·
Beğendi
·
2019 27. kitabı
İçinde bulunduğumuz yıllarda ülkemizde en çok okunan yazar unvanına sahip olan Stefan Zweig çoğunlukla kaleme aldığı kısa hikaye kitapları ile bilinir. Bu hikayelerin kısa olması bir yandan okuyucuyu çekmektedir, şöyle ki bu hikâyelerde özellikle Rus edebiyatından aşina olduğumuz bir ortamı her yönüyle okuyucuya aktarmak amacıyla yazılan aşırı detaylı betimlemeler gibi okumayı zorlaştıran unsurlara pek rastlanılmaz. Ufacık öykülere derin, etkileyici anlamları sığdırabilen Zweig'in biyografi alanındaki eserleri de büyük değere sahiptir. Zweig sanatın neredeyse her alanına ve özellikle de kendi tabiriyle 'yaratış sanatı'na özel bir ilgi duyar. Örneğin büyük sanatçıların, yazarların(Beethoven, Goethe, Freud) eserlerini yazarken, bestelerken ortaya çıkan el yazmalarına çok meraklıdır ve bu alanda kapsamlı bir koleksiyona sahiptir. Onun biyografilerini özel kılan giz buradadır, bu büyük eserlerin nasıl meydana geldiğini, el yazmalarında nasıl bir mücadele verildiğini, nerelerin karalanıp silindiğini özenle inceleyerek o eserin müellifinin yaratış sürecinde duyumsadığı sanatsal hazzı anlayıp hissetmeye çalışır. Onun bu amaç ve anlayışla yazdığı biyografilerinin hikayelerinden önce okunması gerektiğini düşünüyorum. Ben bu kitabı Doğu Batı Yayınevi'nin çevirisi ile okudum. Bu sayede sırasıyla bir kitap İş Bankası, Yapı Kredi, Can Yayınları'ndan herhangi birinden çevrilmiş iken başka bir yayınevi tercih etmemem gerektiğini öğrenmiş oldum. Okuduğum çeviri de güzeldi, yazım hatasına denk gelmedim ama Can Yayınları'ndan yapılan çeviri ile kıyaslayınca çevirinin eksik olduğunu fark ettim. Temelde her iki dünya savaşını yaşamış olan yazarın kendi duygu hayatına dair izlenimleri, toplumun yaşadığı sosyal, ekonomik, kültürel yıkımları, fertler her ne kadar uzak dursa bile siyasetin
Edebiyat
Dünün DünyasıStefan Zweig · Doğu Batı Yayınları · 20162,673 okunma
4/10
·168 syf.·
2018 12. kitabı
Kitapta suç işleyerek topluma karşı gelen bireylerin cezalandırılmasından (cezalandırılma şeklinden) sonuç alınamadığı kanaatinde olan hükümet yetkililerinin biraz da siyasi hırslarla bu suçluların suçu işleme, tasarlama noktasında iradelerine müdahalede bulunması söz konusudur. Yani amaç insanın en güzel anlamlarından olan özgür iradesine tıbbi yollarla müdahale edip onu bir suç işle(ye)meyen varlığa dönüştürmektir. Aslında suç oranlarının akşam belli bir saatten sonra dışarı çıkılamayacak kadar arttığı, verilen cezaların ne suçluyu ıslaha ne potansiyel suçluların caydırılmasına ne de toplumun hükümete olan itimadına katkı sağlamadığı ve bir siyasi seçimin de yaklaştığı göz önüne alınırsa hükümetin faaliyeti makul karşılanabilir. Fakat özgür iradesiyle kötülüğü seçen kişinin, özgür olmayıp kötülüğe yönelemeyen, suç işleyemeyen kişiden daha üstün olduğu kitapta bir din adamı aracılığıyla belirtiliyor. Ne de olsa kötülük etmeyi istememek başka, bilmemek başkadır
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.·
Beğendi
·
2017 4. kitabı
Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değer değildir sözünü hayatında uygulayarak teşbihen şu sonuca varmıştır: " Esasında bildiğimiz ya da bildiğimizi zannettiğimiz şeyler Tanrı'nın bildikleri karşısında şu duruma benzeyecektir: 'Bir sayı ne kadar büyük olsa da sonsuzluk ile kıyaslanamayacak kadar küçüktür.' "
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
Reklam