"Birden kalktım, elimle yokladım. Yatakta kimse yok, yastık da soğuk. Yüreğim ağzıma geldi, donup kaldım, düşünme yetimi yitirdim: 'Çıkmıştır.' diye düşündüm ve bir adım attım. Bir de baktım ki yatağın yanında, kapı kenarındaki köşede sanki Olya duruyor. Durmuş ona bakıyor, susuyordum. O ise karanlıkta sanki sessizce bana bakıyordu, hiç kımıldamıyordu... 'Neden iskemleye basmış.' diye düşündüm. Ama bir anda her şeyi anladım, ona doğru yürüyüp ellerimi uzattım, sarıldım; Olya kucağımda sallanmaya başladı, onu kucakladım ve anlamak istemediğim her şeyi anladım."
"Özellikle akşam uykuya yattığımda, üzerimi battaniyeyle örtüp tamamen yalnız kalınca, çevremde dolanıp duran insanlar olmaksızın ve bir tek sesin bile huzursuzluğunu duymaksızın yaşamı bambaşka bir biçimde yeniden kurgulamaya başladığımda çok mutlu oluyordum."
"Yaban midilli atları, bahçenin ucundaki taş duvara yaklaşırlardı ve kar yağardı. Köy evinin tam arkasında bir çeşit sundurma vardı. Orada yatıp uçuşan kar tanelerini seyrederdiniz. Yerde, her kar tanesinin eriyip öldüğü nemli noktayı görebilirdiniz. Yere düşüp erimeyen ilk kar tanesini ve tüm toprağın nasıl beyazlaştığını da görürdünüz. Üşüyünce eve dönüp, o pırıl pırıl bakır çaydanlığın ve küçük mavi adamlarla süslü tabağın üstünden, pencereden bakardınız."
Kitapta suç işleyerek topluma karşı gelen bireylerin cezalandırılmasından (cezalandırılma şeklinden) sonuç alınamadığı kanaatinde olan hükümet yetkililerinin biraz da siyasi hırslarla bu suçluların suçu işleme, tasarlama noktasında iradelerine müdahalede bulunması söz konusudur. Yani amaç insanın en güzel anlamlarından olan özgür iradesine tıbbi yollarla müdahale edip onu bir suç işle(ye)meyen varlığa dönüştürmektir. Aslında suç oranlarının akşam belli bir saatten sonra dışarı çıkılamayacak kadar arttığı, verilen cezaların ne suçluyu ıslaha ne potansiyel suçluların caydırılmasına ne de toplumun hükümete olan itimadına katkı sağlamadığı ve bir siyasi seçimin de yaklaştığı göz önüne alınırsa hükümetin faaliyeti makul karşılanabilir. Fakat özgür iradesiyle kötülüğü seçen kişinin, özgür olmayıp kötülüğe yönelemeyen, suç işleyemeyen kişiden daha üstün olduğu kitapta bir din adamı aracılığıyla belirtiliyor. Ne de olsa kötülük etmeyi istememek başka, bilmemek başkadır
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma