Kerem Uçkaç

Kerem Uçkaç
@Kfirety
Çürüyorum.
Sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yetiştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat şu yeryüzüne benim gibi, yani hiçliğin kölesi olan biri kadar kullanılmamış ve yararsız zamana sahip bulunan biri var mıydı? Kim benimkisi kadar ölçüsüz bir tutkuya ve sabra sahipti?
Sayfa 50·Kitabı okudu
"Hayır her şeyini kaybetmesi gerekmez. İstediğin sürece, zengin ya da fakir ol, aynı hayatı yaşarsın. Okuduklarına, düşüncelerine bağlı kalabilirsin. Kendine sadece şöyle demen gerek: "Ben burada (böyle derken alnını gösteriyordu) özgürüm." O zaman her şey yolunda demektir."
63. Yıldız Ahlakı
Genişlik ve uzaklık için başarısızlığın, Yıldız için karanlığın ne anlamı vardır? Sakince dalgalanmaya devam etmek, Zamanın akmasına izin vermek gerekir. Uluslar sona ererken, Acılar da onlarla birlikte kaybolurlar. Merhamet, ışığın yeniden sönmesine neden olacaktır. Bu uzak dünyalar mutlulukla izlenecek, Geriye sadece tek bir kanun saf ve ışıltıyla kalacaktır.
Sayfa 46
Rütbe ve zenginlik farklılıkları herkese oynayacağı rolü gösterir; ama bunlara asla içsel mutluluk ve hoşnutluk farklılıkları karşılık düşmez;burada da, herkesin içinde aynı zavallı saf adam vardır; elbette malzemesi farklı olan ama biçimi, yanı asıl özü gereği herkeste hemen hemen aynı olan heza ve cefa içinde; derece farklılıkları bulunsa da, bunlar asla rütbeye ve zenginliğe, yani role göre ortaya çıkmazlar. Çünkü insan için var olan ve olup biten her şey, her zaman dolaysızca onun bilincinde vardır ve orada olup biter; bu yüzden önce önemli olan, açıkça bilincin niteligidir, ve çoğu durumda , içinde çıkan biçimlerden çok, bu niteliğin kendisini söz konusudur. Aptal birinin sersem sersem bilincinde yansıyan tüm görkem ve hazlar, rahatsız bir hapishanede Din Kişot'u yazan Cervantes'in bilinci karşısında yok yoksuldular. Şimdiki zaman zamanın ve gerçekliğin nesnel yarısı yazgının elindedir ve onun tarafından rastgele değiştirilebilir: Öznel yarı ise biz kendimizizdir; dolayısıyla bu yarı esas olarak değiştirilemez. Bu durumda, her insanın yaşamı, dıştaki tüm değişikliklere karşın istisnasız aynı karekteri taşır ve bir tema üzerindeki bir dizi çeşitlemeye benzetilebilir. Kimse kendi bireyselliğinin dışına çıkamaz. ... Ve bu yüzden Goethe der ki: Halk ve hizmetçi ve ermiş kişi, Her zaman teslim ederler ki, Yeryüzü çocuklarının en yüce mutluluğu Sadece insanın kendi kişiliği. - Doğu - Batı Dîvanı