Weber'e göre dinler bir ekonomik ve toplumsal ahlâk yaratır ve geliştirir.
Özellikle Hristiyanlığın bir kolu olan Protestanlığın, gelişmiş ülkelerde geçerli Kapitalist ekonomik düzeni temellendirmedeki rolünü inceleyen Weber, Marxist tezin aksine, dinî inancın ve bu inancın temellendirdiği dünya görüşünün, söz konusu ekonomik düzeni etkilediğini ortaya koymuştur.
Protestanlık ekolünün ekonomiyle olan bu ilişkisi, dünyevi mesleğin de ahlâkî temelini oluşturmuş ve meslekî faaliyeti dinî bir görev telakki ederek meslekî başarıya dinî bir önem atfetmiştir. Şu halde her dinin, hayatın çeşitli alanlarına örneğin meslek hayatına karşı belirli bir tutumu vardır. Meslekî faaliyetin değerlendirilmesi, onun, geçim temini vasıtası gibi görülmesi, ona ahlâkî bir değer verilmesi, söz konusu dinin getirdiği zihniyete göre belirlenmektedir. Zenginlik-fakirlik ve mal-mülk edinme gibi durumlarda da aynı husus geçerlidir.