"Evet, onu öyle sevdim ki, bütün ruhumu satabilirdim dudaklarını bir saniye hissedebilsem... Ancak şimdi farkına varıyorum bunun, senin bana sorduğun şu sırada. Belki de onu hiç tanımamalıydım. Bir sokağın köşesinde dönerken üzerindeki giysinin kenarını görmek uğruna adam öldürebilirdim. Onunla ilgili gerçek bir şey, yalnızca gerçek bir şey. Onun için dua ettim, her doğan gün dua ettim onun için. Hepsi boş, hepsi kendi kendini aldatmaktan başka bir şey değil; çünkü sevdiğim yalnız ruhudur onun diye inanmıştım. Yalnız ruhu... Bütün bu duaların topunu onun dudaklarının bir öpücüğünd karşı harcamaya hazırdım. Şimdi farkındayım bunun..."