Bu küçük taşra kentinde gelenek böyle idi. Yaş kırka varıncaya kadar her boku ye, vur-kır sana delikanlı desinler, lâkin Hakk'a riayet et, sonra dost hayatı, alkol falan neyse
fırtına evlenince diner. Yaş kırk dedi mi doğru Hacc’a. Dönünce sakalı salıp, takkeyi başa geçirip, mescitte en ön safta yerini alırsın.
Vasat bir öğrenci olmama rağmen notlarım hep iyiydi. Babamın parasının bolluğu derslerdeki açığımı kapatmama yetiyordu.
Bunu ilk fark ettiğimde bir an gururum kırılacak gibi oldu,ama sadece bir an. Sonrasında çok da umursamadım!!
İlke basittir. Diktatörler, yönettikleri halkın yardımına ihtiyaç duyarlar, bu olmadan siyasi güçlerinin kaynaklarını sağlayamaz ve sürdüremezler. Siyasi gücün kaynakları arasında şunlar bulunmaktadır:
• Otorite, yani halk arasında rejimin meşru olduğu ve ona itaat
etmek gibi ahlaki bir yükümlülükleri olduğu inancının bulunması;
• İnsan kaynakları, yani yöneticilere itaat eden, onlarla işbirliği
yapan ve onlara destek veren kişi ve grupların sayısı ve önemi;
• Rejimin bazı faaliyetleri yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu
ve işbirliği yapan kişi ve gruplar tarafından sağlanan Yetenek ve Bilgi;
• Görünmeyen faktörler, yani halkı yöneticilere itaat etmeye ve onlara destek vermeye yönelten psikolojik ve ideolojik faktörler;
• Maddi kaynaklar, yani yöneticilerin malvarlıklarına, doğal kaynaklara, mali kaynaklara, ekonomik sisteme, ve iletişim ve ulaştırma vasıtalarına erişim ve onları kontrol etme düzeyi; ve
• Rejimin var olabilmesi ve politikalarını sürdürebilmesi için, itaat etmeyen ve işbirliği yapmayanların boyun eğmelerini ve işbirliği yapmalarını sağlayacak yaptırımlar, cezaların uygulanması veya bu yöndeki tehditlerin olması.