Bitip giden bir aşk öylesine zengin bir felsefi sınavdır ki bir berberi Sokrates'in dengi yapar.
- Basit çok basit bir kelime birleşimi gibi geliyor ilk başta üzerine düşündükçe ve yaşanılanlar hatırlandıkça bazen Sokratesten ileriye gittiğini fark ediyor insan.
Peki ölüm gerçekten de düşmanımız mı ? Onunla yüzleşmek için ona savaş açmak ya da ondan kaçmak dışında bir yol yok mu ? Acaba insan, ölümü üstlenip ona razı gelemez mi ? Ölümü mağlubiyet değil de yaşamın temel koşulu, ölümlülüğü de nihai sınırdan çok varoluşu besleyen saklı kaynak olarak göremez mi ?
İspanya sınırında, çoğu İskandinav ülkelerinden birkaç yüz turist gümrükte bekliyor. Güçlü kuvvetli görünüşlü, ihtimalle Portekizli ya da İspanyol bir kadına telgraf geliyor. Telgrafı açınca annesinin ölüm haberini alan kadın çığlığı basıyor. Ne büyük şans diye geçiriyorum içimden, kederini böyle anında dışarı boşaltmak. Afallamış gözlerle sahneyi seyrederen şu ölçülü ve tutuk hallerinin tutsağı sarışınlarsa acılarını gizler, biriktirir, sonra günün birinde perişan halde soluğunu psikanalistte alırlar.