Bitip giden bir aşk öylesine zengin bir felsefi sınavdır ki bir berberi Sokrates'in dengi yapar.
- Basit çok basit bir kelime birleşimi gibi geliyor ilk başta üzerine düşündükçe ve yaşanılanlar hatırlandıkça bazen Sokratesten ileriye gittiğini fark ediyor insan.
Peki ölüm gerçekten de düşmanımız mı ? Onunla yüzleşmek için ona savaş açmak ya da ondan kaçmak dışında bir yol yok mu ? Acaba insan, ölümü üstlenip ona razı gelemez mi ? Ölümü mağlubiyet değil de yaşamın temel koşulu, ölümlülüğü de nihai sınırdan çok varoluşu besleyen saklı kaynak olarak göremez mi ?