Adı:
Parçalanma
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053161851
Orijinal adı:
Ecartelement
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
“Sabahtan öğlene kadar ‘insan bir girdaptır, insan bir girdaptır,’ diye tekrarlayıp durdum. Daha iyisini bulamıyorum, çok yazık!

“Kuş pazarı. Şu pır pır eden küçücük bedenlerde ne biçim bir güç, ne biçim bir azim var! Bu hiçin içinde kök salıyor yaşam; bir parçacık maddeye can veren, ve zaten bizzat o maddeden çıkan ve onunla birlikte yok oluveren acıklı şey... Ama hayretim geçmiyor: Bu hummayı, bu kesintisiz dansı, bu temsili, yaşamın kendi kendisine sunduğu bu gösteriyi açıklayabilmek ne mümkün. Ne müthiş bir tiyatro şu nefes denen şey!”
160 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Eğer bir yazarın içinde uçurum kaygısı barınmıyorsa okunmaya değer tek bir sözcük bile yazamaz. Yazar ondan yoksun ise eğer sizi eğlendirip, mutlu edebilir, hatta boş zamanlarınızda size eşlik edip zaten yeterince değersiz olan zamanınızın içini oyup değerli bir şey yaptığınız hissi bile uyandırabilir içinizde. Ama tüm bunların ötesinde şöyle bir soruyla başbaşa kalırız her zaman; bir şeyin değerli olup olmadığını belirleyen ne, ya da herhangi bir şekilde olmasının bir önemi var mı? Hiçbir zaman cevap veremeyiz buna çünkü öyle bir cevap da yoktur. Bu kitap hakkında açıkçası ne düşündüğümü ve ne yazmam gerektiğini bilmiyorum, bunun hakkında yazmak istememin tek sebebi gecenin bir vaktinde geçmeyen saatlerin ağırlığından kaçmak için bu yazıyla uğraşıyor olmamdır. Cioran bir yazısında, etrafımıza saçtığımız kelimeler oranında ölürüz, demişti. Aslında, eğer ölmeden kelimeleri harekete geçirecek gücü buluyor ve bunu hala bir kaçma aracı olarak kullanıyorsak bu kaçınılmaz olana karşı kendi varlığımızı hissettirme uğraşından başka bir şey değildir! Kitap hakkında hatırladıklarım çoktan uçup gitti tek bir cümle hariç o da şöyleydi: "İnsan bir girdaptır." Bu muhteşem cümleyi ömrümün sonuna kadar tekrarlayabilirim ama sonuna şunu da eklemek isterdim: "ondan kaçmayı başaramadığın her an boğulmanın sınırındasın..." kısacası her zamanki gibi çarpıcı aforizmalarla dolu bir Cioran klasiği daha ve sanırım artık okumaktan yoruldum ve onun yazmış olduğu kitapları okumaya bir son vermem gerektiğini hissediyorum. "Her kitap ertelenmiş bir intihardır," demişti bir yazısında. Bana göre bu belki sadece onun kitapları için geçerlidir. Artık herhangi bir bağlılığı kaldırabileceğimi düşünmüyorum onun için öncelikle bu kitapları okumayı belki sonsuza kadar erteleyebilirim ya da yeni bir çevirisi olduğunda tekrar okurum her neyse...
160 syf.
·2 günde·8/10
Cioran'ın Metis Yayınları'ndan geçtiğimiz günlerde çıkan kitabı. Daha öncesinde diğer eserlerini okuduğum için kendisinin bu kitabını da aldım ve okumaya koyuldum. Klasik bir Cioran üslubu burada da bizi bırakmıyor. Bu duruma malesef mi demeliyim yoksa bundan mutmain mi olmalıyım henüz karar verebilmiş değilim.
Cioran'ı okumak oldukça zor. Anlaşılması güç, karamsar ve yoran bir dili olduğunu kanaatimce itiraf etmem gerek. Ancak fazlasıyla cesur ve zeki bir düşünürle karşı karşıya olduğumuz da inkar edilemez bir gerçek.
Ölüm üzerine fazlasıyla kafa yoran, kendi tabiriyle "bu konuyu bırakması ve başka konu üzerine kafa yorması" mümkün değil. Ölümü, hayatın icat ettiği en sağlam şey olarak görmüş ve temel düşüncesi de bu çerçevede oluşmuştur.
Sindire sindire okunması gereken, kendi içinde bir bütünlük barındıran ve insanı ciddi manada rahatsız eden ve yaralarını kanatan bir yazar Cioran. Belki de en sevdiğim ve beni kendisine en çok çeken yanı budur. Kim bilebilir?
Hayata, dostluğa, insana dair farklı bakış açıları; aforizma niteliğindeki onlarca sözüyle, okuduktan sonra insan üzerinde bir ağırlık, bir yorgunluk bırakıyor.
Yine kendisi kitaplar için "Yaraları kanırtmalı, hatta yeni yaralar açmalı. Kitap tehlike arz etmeli." diyor. Az önce kitabı bitirdim ve yeni yaralar açtı, eski yaralarıma da tuz bastı kendisi.
Diğer kitaplarıyla birlikte bu kitabını da muhakkak tavsiye ederim.
"Kuş pazarı. Şu pır pır eden küçücük bedenlerde ne biçim bir güç, ne biçim bir azim var! Bu hiçin içinde kök salıyor yaşam; bir parçacık maddeye can veren, ve zaten bizzat o maddeden çıkan ve onunla birlikte yok oluveren acıklı şey... Ama hayretim geçmiyor: Bu hummayı, bu kesintisiz dansı, bu temsili, yaşamın kendi kendisine sunduğu bu gösteriyi açıklayabilmek ne mümkün. Ne müthiş bir tiyatro şu nefes denen şey!"
Emil Michel Cioran Parçalanma
Çürümenin Kitabı, Burukluk, Tarih ve Ütopya gibi kitaplarını okuduğumuz ve okuması zahmet ve zaman isteyen yazar Emil Michel Cioran'nın yeni kitabı ''Parçalanma''iyi okumalar...
Dalgalar düşünmeye başlayacak olsa, ileri doğru gittiklerine, bir maksatları olduğuna, geliştiklerine, Denizin iyiliği için çalıştıklarına inanırlar ve gayretleri kadar ahmakça bir felsefe geliştirmekten de geri durmazlardı.
...soluk alıp vermeyi imkânsız kılana bağlı olarak soluk alıp vererek, bizi boğanın içinde gelişerek, ne kadar aydınlık ve ışıltılı da olsalar, bütün düşüncelerimizle, hepsinin karanlığa gömüleceği geceye biz de katkıda bulunuyoruz.
Zaman da tıpkı bir organizma gibi, tıpkı hayatın etki ettiği her şey gibi, içten içe kemirilir. Zaman demek hasar demektir, hem de ne hasar.....
Evet çürümüş, evet kangren olmuş, hepimiz öyleyiz. Hep birden benzersiz bir keşmekeşe doğru ilerliyoruz, çırpınıp duran ahmaklar gibi, halüsinasyona kapılan kuklalar gibi birbirimize dikleneceğiz, çünkü her şey herkes için imkânsız ve soluk alınamaz hale geldiğinden, hiç kimse artık tasfiyeyi, kendi tasfiyesini sona erdirme haricinde, yaşamaya tenezzül etmeyecek. Bundan böyle bizi galeyana getirebilecek yegâne şey sonun cinneti.
Doğru yolda olduğumuzu nasıl anlarız? Ölçüsü gayet basit: Eğer etrafınızdakiler birer ikişer yok olmuşsa, hiç şüphe yok, işin özüne onlardan daha yakınsınız demektir.
Emil Michel Cioran
Sayfa 102 - Vertigo Taslakları
Çin atasözü: "Eğer bir köpek bir gölgeye havlarsa, on bin köpek bunu gerçeklik haline getirir."
İdeolojilere dair her yazıya epigraf olarak koymalık...
Emil Michel Cioran
Sayfa 153 - Vertigo Taslakları
Bir insan sadece bir felaket haberi vermek ya da başını döndürecek bir iltifatta bulunmak için rahatsız edilebilmeli.
Emil Michel Cioran
Sayfa 120 - Vertigo Taslakları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Parçalanma
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053161851
Orijinal adı:
Ecartelement
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
“Sabahtan öğlene kadar ‘insan bir girdaptır, insan bir girdaptır,’ diye tekrarlayıp durdum. Daha iyisini bulamıyorum, çok yazık!

“Kuş pazarı. Şu pır pır eden küçücük bedenlerde ne biçim bir güç, ne biçim bir azim var! Bu hiçin içinde kök salıyor yaşam; bir parçacık maddeye can veren, ve zaten bizzat o maddeden çıkan ve onunla birlikte yok oluveren acıklı şey... Ama hayretim geçmiyor: Bu hummayı, bu kesintisiz dansı, bu temsili, yaşamın kendi kendisine sunduğu bu gösteriyi açıklayabilmek ne mümkün. Ne müthiş bir tiyatro şu nefes denen şey!”

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Bey’in
  • Deniz Yıldız
  • Selin
  • zebercet zengin
  • Abbas kaptan
  • Halil İbrahim Şengül
  • Zehra ÜZÜLMEZ
  • ipek
  • İrem
  • Ayşenur Horasan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.5 (5)
9
%9.1 (1)
8
%18.2 (2)
7
%9.1 (1)
6
%0
5
%18.2 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0