Bizler öncelikle nefsten şikayet devri yaşarız çünkü illa bir şeyleri suçlamak isteriz; ya şeytanı suçlarız ya da nefsimizi suçlarız. Tabii ki en çok suçlanması gereken burada kendimiz ve nefsimizdir. Çünkü o nefsin arzuları ve istekleri hakikatimizle aramıza perde oluşturur.
Harika bir bilim kurgu. İlk 100 sayfa olaya sizi hazırladığı için biraz sıkıcı olabilir. ilk 100 sayfayı okumam 7 gün sürdü. Sonraki 300 sayfa ise 3 gün bile sürmedi. Uzayda bir gemide yaşamak, insanları olaylardan ve sorunlardan uzak tutmak ne kadar da zor. Mutlaka okuyun derim.
Asansör içinde beklerken, resepsiyondaki hemşire bıkkın bir ses tonuyla "Adamın derdi nedir?" diye sordu.
"Tuhaf anılar hatırlıyor" Genç kadının sesi bomboş ve monotondu. Duraksadım ve onlara doğru baktım. Eğer ben babamı hastaneye yatırıyor olsaydım sanırım biraz daha duygusal olurdum.
Hemşire,plastik benzeri bir şeyden ince bir parçayı kontrol etti. "Grilerde bu aralar bu tarz şeyleri çok görmeye başladık"
Genç adam kafasıyla onayladı. "Zamanları geldi" Asansör kapısı açıldı ama ben orada durmuş, gözlerimi onlara dikmiştim. Adam yaşlı insanların ölme zamanlarının geldiğini mi anlatmak istiyordu? Eminim öyle değildir.
Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk arasındaki zamının olaylarını anlatmaya çalışan sonra günümüze bağlamak için yazılmış bir kitap ilk 250 sayfa iyiydi sonra sıkıldım.