Selim

Selim
@KitapKitap
Burada yer alan okuduğum kitaplar listesine 2016 yılı öncesi okuduğum kitaplar dahil değildir.
Yaşam soğukluğu ile ben ya da deli mavi
Sadece ben değilim diye düşünüyorum, başkalarında da vardır herhalde. Son günlerde yaşamla aramızda belli bir soğukluk oluştu. Aslında tam olarak son günlerde denemez, belki de kendimi bildim bileli olan bir şey. Sadece hayatımın belirli dönemlerinde saklanmayı yeğliyordu. İşte bu aralar iyice açığa çıkmış durumda. Beraber geçiriyoruz günleri artık- nereye gidersem arkamdan geliyor. Kurtulmayı istiyor muyum bilmiyorum.  Sonuçta benim bir parçam o da , Quasiomodo'nun kamburu gibi ya da ne bileyim İskender'in gölgesi. Ben ve yaşamama arzum. Alışığım anlaşılacağı üzere, tiksinti filan duymuyorum- ama o istiyor diye de bitiremiyorum yaşamımı. Sonuçta herkesin olması gerektiği gibi korkağım da biraz. Kendimi tatmin ediyorum ama, tek ben değil hepimiz korkağız. Öyle olmasa kimse kalamazdı dünyada. Yapılacak ne var ki yoksa hayatta? Otomatonlar gibi Syberia'daki, yapılması gerekenleri yapıyoruz hepimiz. Ne eksik ne fazla. O her yerde geçen ve duygu denilen tepkimeler totale vurulduğunda bir sineğin etkisini veremiyor yaşamamıza. Neyi sırf kendimiz istiyoruz diye yapıyoruz ki? Ya da neden vaz geçiyoruz canımız çekmediği için?  Bakın ölemiyor bile çok istemesine rağmen insanlar zamanından önce. Bir kaç üretim hatasını saymıyorum. Yani kim Kurt Cobain'in normal birisi olduğunu iddia edebilir ki? Benim yaşam soğukluğum da aynı fikirde, sevmiyor Nirvana'yı. Bu olumsuz düşünceler/duygular eski kafalı şeyler, Yaşama isteksizliğim de daha çok geleneksel müziği tercih ediyor. Türk Halk Müziği değil tabi, geleneksel caz. Hiç kendinize sordunuz mu, yaşamdan soğuyunca ne yapar insan diye? Sormamışsınızdır tabi, böyle geri zekalı sorulara ayıracak vaktinizin olmadığını tahmin edebiliyorum her otomaton gibi. İnsan başta kendisine bir yaşamama sebebi bulmaya çalışıyor. Onun için de önce
Selim
O maviyi tarif ettiğiniz kısımlarda aklıma ister istemez: Vedat Türkali'nin, henüz bir bölümünü okumaya nail olduğum 'Mavi Karanlık' kitabı geldi, (kitaptaki okumalarımla benzeştiğinden değil) gülümsetti. Bu okuduğum yazınızı istemsiz biçimde eleştiriye tabi tuttum, eleştiri hastalık değil alışkanlık, eleştiri hoş bir şey anlamak bakımından eseri içi boş değilse... Kimi noktalarda yazının muhtevasına farklı yaklaşımlarım oldu tümüyle normal, kimi yerlerde de ''aynı benim gibi düşünüyor'' dedim. Velhasıl kelam, akla getirdikleri ve düşünmeye yönelik özendirici tavrı nedeniyle bu okuduğum, 'Yaşam soğukluğu ile ben ya da deli mavi' başlıklı yazınız dolayısıyla sizi kutlar ve tebrik ederim.
Reklam
dans ediyor köleler körlerle elele piramidin gölgesi serin derin yakınlardaki bütün kuyular ve uykular -kuğular yok artık yok olan göllerin kıyısında balıklar birde altını üstünde taç yapmış kral -bu nasıl bir kuralda ak ellere karaçalınıyor ak olmayan dillerle kendi düşmüşlüğü olmuyor çocukların çoğunlukların kendi kendine mi tapıyor ithal pedagoglar ve cümle evliya -avluda kutsalsız ve kutsanmadan ilkel algılayışlarıyla evreni ölümü kim kiralamıştı ki bu kadar uzun menzilli başkalarının adına kanına kaderine çobanıda kim bu sürülerin hani kurt falan kapacak sonra
Selim
dans ediyor köleler körlerle elele :)) Güçlü kalem.

Selim

, bir kitabı okumayı düşünüyor
Ali Şeriati
9.2/10 · 162 okunma
Selim
Kitabı e-book olarak okuyacaktım ama sıkıntılar vardı.
Reklam