Bütün iyi kitapların sonunda
Bütün gündüzlerin,
Bütün gecelerin sonunda
Meltemi senden esen
Soluğu sende olan
Yeni bir başlangıç vardır
Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın
Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile
Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
Edip Cansever
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
A’nın Türküsü…
A’nın A, B’nin B olduğu konusunda A ile B arasında bir anlaşmazlık vardı. Bu bir krizdi elbet, fikri ihtilaf doğuruyordu. *Argüman A’nın A olduğu konusunda bir yanılgı vardı, bilinçli bilinçsiz. A’lar ve B’ler hep bir aradaydılar ama zaman zaman anlaşmazlık su yüzüne çıkıyordu. A’lar ve B’ler sayıca eşit gibi gözükmekteydi. A’lar gerçeği arkasına almışsa B’ler maddi gücü arkasına almıştı. A’lar hemfikir içinde olduklarını göstermek için nadiren birlikteydiler. A’nın A olduğu konusunda A yetkindi belki fakat B’ler, geçici üstünlüklerine bel bağlayarak, A’ların sayıca az gözükmesine ilaveten dayanışma içerisinde olmamasından yararlanarak ‘’bizim dediğimiz doğrudur!’’ diyor, kendi geçici üstünlüklerini A’lara dayatıyorlardı. A’lar kendi içlerinde bütünlüğü sağlama çabasındaydılar ama her kafadan bir ses çıktığından istikrarsız bir görüntü sergiliyorlardı. İstikrarsız olarak görülen şey belki çok da uzun olmayan vadede kazanmalarını sağlar mıydı? Belki sağlardı. Fakat problemin çözümü zaman sıkışması yaşanmasına bağlıydı. Yoksa bir problemin A olan çözümü her zaman B olarak işaretlenecekti vakit kaybı olarak. Bu bir filmden daha gerçekti. Hayatın daha kolay lezzetli insani biçimde aktığı tarihler ve coğrafyalar var olmuş olsa bile bilmezdik. Zamanda acımasızca ilerlerdi hızlı trenler gibi. Öğrenme sürecinin kendisi aslında seviye atlamak ve özgürleşmekse de. Kişisel evrenimizde bunu gerçekleştirdikçe dünyayla bütünleştiğimizi beyhudelikten kurtulduğumuzu evrenin genişlediğini bize bünyesinde yer açtığını anlardık. Dünyadaki varlığımız daha bir anlam kazanırdı. Dışımızdaki dünyayı anlamak için kendi iç dünyamıza çekilirdik kitaplarda bu arada bizim en iyi dostlarımız olurlardı.
*Argüman -bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda inandırıcı belge.
İki gün önce okumayı bitirdiğim kitap hakkında bir kaç satır yazmadan geçmek istemedim. Yazar güzel bir öykü yazmış öykünün içeriğine dair fazla söze gerek yok zaten okunan bilinen bir şey. Kitap yaşama dair olgun bir aklın eseri, yazarın 1929 doğumlu olduğu göz önünde bulundurulursa - 74 yılında yayınlanmış - edebi üslubuna bunun yansıması gayet doğal. Çok el üstünde tutulan bir eser olmasının nedeni sanırım politik bir öykü olarak algılanması fakat politikaya dair çok net şeyler söylemiyor, kitaplarıyla ün salmış anarşist bir karakter var öykü ona dair. Toplumsal dönüşümün arifesinde yaşadıkları düşündükleri vs. Çok bilinen 'Mülksüzler' kitabıyla ön plana çıkmış bir yazar. Benim okuduğum ilk kitabı başka bir kitabını okur muyum? Bilmem.