Güلsüم: Kitaplara Meftun

Güلsüم: Kitaplara Meftun
@KitapVosvosseverrr
Zamana şahidim.
Başka Bir Gökyüzüne İnanmak
11 Şubat
90 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Özü sözü doğru olanların ortak yönü de budur: Karşısındaki kişinin de içten konuştuğunu sanırlar... Uçurtma Avcısı
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Geçici Dünyanın Kalıcı Dersleri
Hayat, en beklenmedik köşelerde bizi test etmeye bayılır. İnsanlar, bazen anlaması güç, çözmesi zor düğümler gibi gelir. Kendimi, akıntıya karşı kürek çeken bir balık gibi hissettiğim anlar çok oldu. Yoruldum, durdum, pes etmeyi bile düşündüm. Ama garip bir şey var; bu dünya, ne kadar gerçek görünse de geçici. Bir sabah, uyanırsın ve dünkü dertlerin silinmiş gibi gelir. O an anlarsın, hiçbir şey kalıcı değil; ne mutluluk, ne üzüntü, ne de beklemek. İstenmediğin bir yerde kalmak, o odanın duvarlarını biraz daha sıkılaştırır. Kalbinin sesi, zihninin sessizliğine karışır. Ama içimde bir ses var, usulca diyor ki: "Bu da geçecek." Kimi zaman gökyüzüne bakarım, bulutların arasındaki o maviye. Hep aynı mı? Değil. Her an, her saniye değişiyor. Tıpkı bizler gibi. Belki anlamak zor, belki kabul etmek daha da zor. Ama bu dünyada geçici olmanın garip bir huzuru da yok değil. Her zorluk, her karmaşa, geride bir iz bırakıp geçiyor. O izlerin içinde büyüyor, olgunlaşıyor ve kendi hikayemizi yazıyoruz. Ve işte o hikayede, her ne kadar zor da olsa, her nefes alışta hayata bir kez daha tutunuyoruz. Anlayış zor, ama bazen zorluk, anlayışı doğurur. Kalbimdeki bu bilmeceyi çözmeye çalışırken, her yeni günün bana verdiği küçük ipuçlarını topluyorum. Çünkü biliyorum; geçici olan her şey, aslında bize kalıcı dersler bırakır. Güلsüم: Kitaplara Meftun✍️
Kendi Kalemimden
Anlatmadan üzdüler :)
Anlatmadan üzdüler seni, Halini kelimelere dökmeden, Suskunluğunda boğuldun; Gözlerin, sesinden önce konuştu, Ama anlamadılar, anlamazlar. Her gülüşün ardında bir kırık vardı, Sarıldığın yalnızlıktı, ama kimse bilmezdi. İçine attıkların dağ oldu, Ama sen her sabah yeniden doğdun, Bir umudu hatırlatır gibi… Seni senden iyi bilen Rabbin varken, Seni dinlemeyen kulun önünde ne çok bekledin. Bekleme. Dinlemezler, anlamazlar. Ve sen, en çok buna üzülürsün. Güلsüم: Kitaplara Meftun
Kendi Kalemimden
Yalnızlık ve Teslimiyet
İnsanlar bazen yaşamın zorluklarıyla başa çıkabilmek için farklı yollar arar. Kimisi kendini kitaplarda bulur, kelimelerin arasında kaybolur, hikayelerin derinliklerinde huzur arar. O an, bir sayfanın çevrilmesiyle tüm dünya durur, içindeki karışıklıklar bir nebze olsun azalır. Kimisi ise insanlara sığınır, bir dostun, bir sevdiğin sesinde güven arar. O insanların yanında kendini daha güçlü hisseder, yalnızlık daha az zorlayıcı gelir. Ama bazen, yalnızlık da bir sığınak olur. Kendi iç sesini duyabilmek, düşüncelerini toparlayabilmek için sadece sessizliğe ihtiyaç duyarsın. O an, insanın en yakın arkadaşı yalnızlık olabilir. Her birimiz, farklı şekilde kendimizi buluruz; bazen kalabalıklarda, bazen de kendi iç yolculuğumuzda... Bu yalnızlık ve sığınma arayışının en derin örneklerinden birini, Hazreti İbrahim (a.s.)’in hayatında görürüz. Onun hayatı, yalnızlıkla ve yalnız kalmanın ruhu derinden etkileyen çetin sınavlarıyla doludur. Hazreti İbrahim, en yakınlarını, ailesini geride bırakıp yalnız bir şekilde Allah’a teslim olmuş bir peygamberdir. En büyük yalnızlıkla yüzleştiği anlarda bile, kalbinin derinliklerinden tek bir inanç yükselmiştir: Allah’a güven. Birçok zaman yalnız kalmış, çevresindeki insanların karşı çıkmalarıyla yalnızlaşmış, bir ateşe atılmak üzere yalnız başına bırakılmıştır. Ancak onun hayatı, yalnızlık ve korku içinde bile Allah’a olan güvenin ne kadar güçlü olabileceğini gösterir. Ateşe atıldığı an, etrafındaki herkesten uzak bir şekilde, tek başına, yalnızca Allah’a sığınarak teslim olmuştur. “Allah yeter, O ne güzel vekildir” diyerek, hiçbir şeyin onu Allah’tan ayıramayacağını haykırmıştır. İbrahim (a.s.)’in ateşe atıldığı o an, tüm dünyası yanarken bile yalnız değildi. Çünkü Allah, ona olan sevgisiyle, ona yalnızlık anlarında bir yakınlık, bir
Yalnızlık
Zeka: Lütuf mu, Yük mü?
Zeki insanlarla ilgili bir şey okudum. Diyor ki: Uykusuzluk var, hüzün var, fazla düşünmek var. Kafaya takmadıkları bir şey yok zaten. Ama mutlu olamıyorlar. Gerizekalılar mı? Onlarda ne kafa yorma var, ne hüzün… Oh, keyifleri yerinde. Sanırım zeka gerçekten insanın başına dert oluyor.
Zeka